TÜRKİYE'DE OLAN MÜZİK TÜRLERİ NASIL DEĞİŞTİ?

En son güncellendiği tarih: 18 Tem 2019




Ülkemizde Hangi Müzik Türleri Ortaya Konuluyor ?


Bilindiği üzere üzerinde bulunduğumuz coğrafya, binlerce yıldır farklı medeniyetlere yuva olmuş bir coğrafyadır. Bu sebepten ötürü üzerinde yaşayan insanlar, kendilerinden bir önceki medeniyetin izlerini, yaşayış biçimlerini, kültür ve sanatını kendi hayatlarına eser miktarlarda katmışlardır. Dil, kültür, din ve sanata bakış birbiri ardından gelen medeniyetleri etkileyip bu günlere kadar getirmiştir. Türk tarihine bakacak olursak eğer; Orta Asya'dan itibaren doğaçlama olarak yapılan ve saz eşliğinde söylenen anonim halk türküleri, bugün ki adıyla Türk halk musikisi, günümüze kadar ulaşan ve bize tarihimizi, kültürümüzü anlatan en önemli arşivlerden bir tanesidir.


Ancak Türk halk musikisi halk ya da başka bir tabirle sokak dili içerikli olduğundan, herhangi bir makam içermesine gerek olmadan söylenebilmesi rahatlığı sebebiyle yüksek zümreye hitap eden bir müzik türü olamamıştır. Sözleri ağdalı, makam içeren ve söyleyenin ses eğitimi almış olduğu Türk sanat musikisi doğmuştur. Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüze kadar gelmiş olan bu müzik türü hala varlığını gururla sürdürmektedir.


20. y.y'a geldiğimizde artan enstrüman çeşidi ile beraber farklı müzik türleri de ortaya çıkmıştır. Bunlardan en çok bilineni "pop" adı verilen genel olarak gitar ile çalıp söylenilebilen ve içeriği aşk, ayrılık, coşku ve hüzün olabilen müzik türüdür.


Her ne kadar ortaya çıktığı Fransa'da arabesk müzik, sanat müziği için kullanılan bir tabir olsa da; ülkemizde arabesk, pop için oldukça ağır olan ayrılık, hüzün ve aşk konularını içeren ve bazı kesimler tarafından damar adı verilen müzik türüdür.


Rock müzik ise çizgisini hiç bozmadan gelebilmiş müzik türlerinden biridir. Bateri, elektro ve bas gitar kullanılan bu müzik türünün konusu herhangi bir şey olabilir. Objektif bir gözle bakıldığında festival alanlarının vazgeçilmez türüdür rock müzik.


Sıra geldi büyük Almanya göçü sırasında gurbetçi vatandaşlarımız tarafından ülkemize kazandırılan Rap müziğe. Bu müzik genel olarak beat adı verilen elektronik bir altyapı müziğinin üstüne sanatçı tarafından okunan sözlerin kayıt alınmasıyla ortaya çıkar. İçerdiği konular : Sokak yaşamı, başkaldırı ,hak arama,kendi özel hayatını anlatma olarak örnek verilebilir ilk zamanlarda.


Bu Müzik Türleri İlk Başta Nasıldı ve Günümüzde Nasıl ?


Öncelikle Türk halk musikisi ile başlamak istiyorum. Önceden de bahsettiğim gibi kültürümüz hakkında en önemli arşivlerden biridir bu müzik türü. Şenliklerde, düğünlerde, araba radyolarında , televizyon kanallarında hala açıp dinler birçoğumuz. Saz adı verilen enstrüman topluluğu ile çalıp söylenir. Bu enstrümanların başında bağlama gelirken cümbüş, davul, keman, klarnet, zil, darbuka gibi her çeşit çalgı içerebilir. Geçmişte birçok halk ozanımız olmasına rağmen günümüzde yeni olarak adını duyuran halk müziği sanatçısı yok denecek kadar azdır.


Sırada Türk Sanat Müziği var. Dediğim gibi bu müzik türü için ben yaparım demek yetmiyor bazen. Eğitimin yanında doğuştan gelen bir yetenek de işin içine girince ortaya muazzam bir sanat eseri çıkıyor. Kanun, piyano, keman, çello, yan flüt gibi çalgılar bu müzik türünde kimi zaman kullanılmaya devam edilmektedirler. Geçmişte en bilindik olanları Müzeyyen Senar, Zeki Müren ve Bülent Ersoy olmak üzere birçok sanat müziği sanatçımız vardır. Ancak halk müziği gibi bu türde de günümüze baktığımızda, adından sıkça söz ettiren sanatçılarımız çok azdır.


Çoğu kesim tarafından beğenilen, günün her anında dinlenebilen ve sahil kenarı eğlence yerlerinin vazgeçilmezi pop müziğe bakalım. Geçmişe göre farklılığı gerçekten çok fazla olan bir müzik türüdür. Eskiden sözlerinde derin imalar barındırırken şimdi çoğu sözünde herhangi bir anlam bile bulamayız. Kulağa hoş gelmesi, kolay ezberlenebilir olması ve ritminin insanları harekete geçirmesi bu müziğin tarihin tozlu sayfalarına gömülmemesi için yeterli bir sebep sanırım. Geçmişte Sezen Aksu, Yıldız Tilbe, Ebru Gündeş, Şebnem Ferah, Candan Erçetin, Mustafa Sandal, İzel-Çelik-Ercan gibi sanatçılarımızın yerini günümüzde Ece Seçkin, Aleyna Tilki, Simge, Edis gibi sanatçılar almıştır.


Arabesk müziğe bakacak olursak eğer, 70'lerin başından 2000'li yılların başına kadar sevilerek dinlenen bir müzik türü olmuştur. Gerçekten bu müziğin hayranları azımsanmayacak kadar çoktur. Ancak günümüzde eski verimini kaybedip bazı kişilerin dinlediği bir müzik haline gelmiştir. Yine de kalp kırıldığı zaman ağlamak için bir Müslüm Gürses iyi gitmez mi :)


Rock müziğe bakacak olursak diğerlerine göre çizgisini değiştirmemiş olan en başlıca müzik türü diyebiliriz. Duman, Teoman, Bülent Ortaçgil, Mor ve Ötesi, Pinhani, Gripin ve Athena eskiden nasılsa hala aynı çizgide kendilerini bozmadan aynı popülerite ve kalitede şarkılar üretmektedir. Başarıları gerçekten insanları eğlendirecek kadar motivasyon sağlıyor.


Gel gelelim Rap müziğe. Açıkçası benim içimi yaralayan bir konu bu. Diğer müzik dallarına elimden geldiğince objektif davranmaya çalıştım. Ancak rap müziği kendimde yaptığım için her kötü yönde değişimi içimde bir yara açmıyor değil. Eski söz sanatlarının, düşündüren, insana hakkını aramayı öğütleyen, sanatçıların zamanında çekmiş ya da çekmekte oldukları sıkıntıları içeren şarkıların yerini, kafiye için şarkıyı laf salatasına çeviren, şarkılarında uçucu maddeleri eksik etmeyen ve edebildiği tek şeyin küfür olduğunu belli eden rapçiler doldurdu. Bu benim şahsi fikrim, kimsenin ne yaşadığına karışmam elbet. Ama bir türü temsil ediyorsanız önemli yerlerde yazdıklarınız da saygı duyulması gereken şeyler olmalı benim fikrimce.


İlk yazım buraya kadardı. Buraya kadar geldiysen gerçekten büyük bir sabır sahibisin diye düşünüyorum açıkçası :) Uzun yazmayı seviyorum sadece. Önerin varsa eğer söylemekten çekinme bence.


Kendinize iyi bakın....

59 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.