3 2 1 'CHEESE!'



Bugün ki konumuz hayatımızı bir saniyeliğine donduran ve bize en güzel geçen anlarımızı hatırlamamızda yardım eden makineler. Günümüze kadar birçok gelişme kaydetmiş olan fotoğraf makineleri bugüne dek küçüle küçüle cebimize kadar girdiler. Çoğu zaman boyutundan dolayı pek tercih edilmeyen fotoğraf makineleri ve lenslerin hemen hemen muadil versiyonları telefon kameralarımızda bulunmakta ve son dönem telefon kameraları çok da iyi bir performans sergilemekte. Ancak bugün telefon kameraları değil fotoğraf makinelerinden bahsedeceğiz.


Öncelikle fotoğrafçılığın başlangıç tarihini verememekteyim çünkü kesin bir başlangıç tarihi yok. Siyah bir kutunun içinde görüntü elde etmenin tarihi de sayılır çünkü fotoğrafçılığın tarihi. 10. yüzyılda İbn-i Heysem'in gümüş nitrat'ın güneş ışığı etkisiyle karardığını bulması ve 15. yüzyılda büyük sanatçı Leonardo da Vinci'nin karanlık odada mevcut ufak bir deliğin dış dünyadaki görünümlerini aksettirmesi fotoğrafçılık tarihindeki önemli başlangıçlardır. ''Fotoğraf'' kelimesini ilk defa Henry Fox Talbot kullanmıştır. Henry Fox Talbot bir takım kimyasal maddelere batırılmış kağıtlar üzerinde görüntü elde etmeyi başardı ancak görüntünün kaybolması ve kararması üzerine Talbot amcamızda unutuldu.






Fotoğraf Makinelerinin Ana Birimleri


Öncelikle fotoğraf makinelerinin içinde onları çalıştıran sayısız birim bulunmakta ancak bu çarkı döndüren en önemli birimlerden bahsedelim.


Birinci sırada otomatik netleme (auto-focus) var. Basitçe anlatacak olursak küçükken hepimiz büyüteç kullanarak kitap okumaya çalışmışızdır. Orada yazıların okunur hale gelmesi için ne yapıyorduk, büyüteci aşağı yukarı hareket ettiriyorduk. İşte otomatik netleme bu işlemin teknolojiyle yapılmasıdır. 






İkinci olarak diyafram ( ışık düzengeci ): Objektif içinden geçen ışığın, yeğinliğini ayarlamak için kullanılan ve çoğunlukla objektif içine yerleştirilmiş olan metal düzenek. Eğer fotoğrafçılıkta kullanılan objektif bir göze benzetilecek olursa, diyafram da, göz bebeğine benzetilebilir.





Üçüncü sıradaysa Obturatör var. Nedir bu Obutartör? Obturatörün iki fonksiyonu vardır;

1-Işık miktarını saptamak

2- Hareketi saptamak.

Obtüratör film üzerine düşme süresini belirleyen mekanik bir sistemdir. Bu süreler çoğunlukla saniyelerin birimleri kadardır.


Dördüncü olarak Vizör ve türleri var. Fotoğrafçılıkta cismin görüntü karesinin çerçevelenmesine ve gerekli ayarların yapılmasına yarayan mercek ya da elektronik ekrana denir. Film kameralarında çekilmiş olan filmi daha sonra vizor dediğimiz ekranda izleme imkanını verir. Vizörler 3'e ayrılır: Optik vizör, LCD Vizör, Monitör vizör.

Sondan bir önceki beşinci sırada Objektif var. Objektif fotoğraflanacak konunun odak noktasında film emülsiyonuna veya sensöre, ışığın iletilerek görüntünün oluşmasını sağlayan, mercek veya mercekler topluluğudur.

Son olarak Digital single-lens reflex, "Sayısal Tek Mercek Yansımalı" anlamına gelir.(Digital Single Lens Reflex) SLR şeklinde bilinen değişebilen objektifli filmli fotoğraf makinelarının aksine ışık algılayıcısı olarak film değil CCD ya da CMOS görüntü algılayıcı kullanır.Buradan alınan ışık bilgisi kameranın içinde değişik sayısal işlemlere, dengeleme ayarlarına ve dosya sıkıştırmasına uğradıktan sonra basıma yahut depolamaya hazır hale gelir. Depolama alanı olarak ilk DSLR makinelerinde dahili bellekler ve Disket sürücüler varken günümüzde SD, CF, MS gibi kartlar kullanılır.


Fotoğraf Makinesinin Çalışma Prensibi


Basit bir ayna veya merceğin işleyişinin anlaşılması yönünden çok önemli olan görüntü kavramı, optik sistemlerin analizlerinde de o derece önemlidir. Kullanımı en yaygın olan optik aletlerden biri cismin görüntüsünü bir film veya elektronik olarak bir çip üzerine kaydeden fotoğraf makinesidir. Fotoğraf, belgelenmek istenen objeden yansıyan ışığın duyarlı yüzey üstüne düşmesi ve duyar kat üstünde sabitlenmesi işidir. Fotoğraf makinesinde, belgelenmek istenen objeden yansıyan ışık objektife ulaşır ve odaklanır, sonra hemen objektifin içinde bulunan ve adına diyaframa denilen diske ulaşır. Bu diskin amacı; gelen ışığın şiddetinin ayarlanabilmesidir. Bu işi ise ortasında bulunan ve kullanıcı tarafından ayarlanabilen bir delik sayesinde yapar. Objektifte toplanan ve odaklanan ışık diyaframdan geçerek örtücüye ulaşır. Örtücü perde çekim sırasında önceden seçilen bir süre boyunca açık kalarak, ışığın film üzerine düşmesini sağlar.


Fotoğraf Makinesi Lensleri (Mercekleri) Nasıl Çalışır?


Lensler ışığı toplamda belirli bir açıda kırarlar, ışığın hangi açıdan geldiği önemsizdir. Toplam kırma açısını lenslerin yapısı belirler. Yuvarlak lensler daha fazla kırılma açısına sahiptir. Temel olarak, kavisli lensler lens üzerindeki farklı noktalar arasındaki mesafeyi arttırır. Bu, ışığın bir kısmının hareket süresinin diğer kısmının hareket süresinden daha fazla olmasına neden olur, böylece ışık daha keskin bir dönüş yapar.


Kırılma açısını arttırmak açık bir etkiye sahiptir. Belirli bir noktadan gelen ışınlar lenslere daha yakın bir noktada birleşirler. Düz bir lenste ışınlar keskin bir kırılma yapamazlar. Dolayısıyla ışınlar lensten daha uzak bir noktada birleşir.

Merceklerle gerçek resim arasındaki mesafeyi arttırmak, resmin boyutlarını da arttırır. Projektörleri düşünecek olursak, projektörü ekrandan uzaklaştırırsak, görüntünün büyüdüğünü görürüz.



Teknoloji, insan hayatı için eline geçen en büyük fırsattır. Teknolojiyi yakala!

43 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.