RUHSAL BİR HASTALIK: ALICE HARİKALAR DİYARINDA


Dünyadaki okyanusların sadece %5’i keşfedildiği halde içinde yaşayan canlı türleri aklımızı başımızdan alabiliyorken kalanında neler olduğunu kim bilir... Beynimizi de okyanuslara benzetebiliriz. “Beyin” hakkında sahip olduğumuz bilgiler koskoca okyanusun belki %1 bile değil. Buna rağmen ne kadar sınırlı olsa da insanı şaşırtmaya yetiyor. Beynimizin en şaşırtıcı olaylarından biri de bizim kontrolümüzde olmadan içinde olup bitenler: Bilinçaltında yaşananlar. Bilinçaltı? Bilinç dışı olduğu halde, dilendiğinde, kapsamındakilerin bilincine çağırabildiği zihin bölgesidir. Aslında sizin için önemli olan fakat o an için bastırdığınız duyguların saklandığı ve bilinciniz üzerindeki kontrolü kaybettiğinizde ortaya çıkan bilgilerin saklandığı dipsiz bir kuyudur.


Bir başka deyimle şöyle de diyebiliriz; beynimizin, biz farkında olmadan bilincimiz dışı çalışan, istemsiz kaslarını yöneten, gece uykudayken dahi, beş duyu organımızla algıladığımız her şeyi anbean kaydeden ve gerektiğinde kullanılmak üzere bilincin emrine verilen bir parçasıdır. Edindiğimiz tüm alışkanlıklar bilinçaltına kaydedilir.


İnsan beyninin bilgiyi algılayan iki monitörü vardır: Bilinç ve bilinçaltı. Bilinç sadece gözle görülebilen olayların farkındayken bilinçaltı çevresel görüntüleri de algılar. Beynin bu iki bölümü birbirinden bağımsız işlevini sürdürür. Bilinçaltı, beyni yöneten bölümdür. Bilinç uyur ama bilinçaltı asla uyumaz. Bilinç ile bilinçaltı; bir buzdağı gibidir. Şöyle ki; Buzdağının sekizde yedisi, denizin altında, sekizde biri de denizin üstündedir. Üstte kalan kısım; bilinç, altta kalan kısım ise; bilinçaltıdır.


Bilinçaltından kaynaklanan nörolojik rahatsızlıklar da kendisi kadar karmaşık ve gizemli. Bu rahatsızlıklardan biri de hepimizin çok iyi bildiği Alice Harikalar Diyarında kitabının yazarında da var olduğu düşünülen kitapla aynı adı taşıyan sendromdur. Alice Harikalar Diyarı Sendromu, gözlerle beyin arasındaki sinyallerin tam ve doğru çalışmamasından kaynaklanan nörolojik bir hastalıktır. Vücut ve cisim algısında meydana gelen bozulmaların gözlemlendiği bir sendromdur. Hasta, çeşitli halüsinasyonlar görür, olmayan şeylerin olduğunu, dünyanın korkutucu bir yer olduğunu düşünür.


BELİRTİLERİ NELERDİR?


Bu sendroma sahip bireylerin dokunma, işitme, görme duyularında sıkıntı yaşadıkları görülür. Örneğin yürüdükleri asfaltın yumuşak olduğunu hissine kapılabilirler, bir eşyanın ne olduğunu anlayamayabilirler veya olmayan bir sesi duydukları sanısına kapılabilirler. Bu kişiler aynaya baktıklarında kafalarını ve ellerini çok büyük görürler. Başka cisimlerin büyüklüklerini de yanlış bir şekilde algılarlar. Kapalı alanların yer ve tavan seviyeleri ve gittikleri yolun uzunluğunda yanılabilirler... Oluşabilecek bir diğer sorunsa sesle ilgilidir, olmayan bir sesi duyma sanrısı gibi. Ayrıca Alice Harikalar Diyarında Sendromu’na sahip hastaların zaman kavramı yoktur. Onlar için bazen çok yavaş ilerleyen zaman, bazense aşırı bir hızla ilerler. Zaman belirsizliği hastalarda sürat belirsizliğine de yol açar. Yani normal şekilde yaşamak için gerekli olan farkındalıkların pek çoğundan çok uzaktadırlar.


NEDEN MEYDANA GELİR?


Alice Harikalar Diyarında sendromuna neyin neden olduğu hala belli değil. Ancak doktorlar bunu daha iyi anlamaya çalışıyor. AWS’nin gözlerinizle, halüsinasyonla, zihinsel veya nörolojik bir hastalıkla ilgili bir sorun olmadığını biliyorlar. Araştırmacılar beyindeki olağandışı elektriksel aktivitenin, beyninizin ortamınızı işleyen ve görsel algıyı deneyimleyen kısımlarına anormal kan akışına neden olduğuna inanıyor.


TEDAVİSİ NEDİR?


Alice Harikalar Diyarında Sendromu ne yazık ki hâlâ hakkında çok az şey bilinen bir hastalıktır. Bilinen bir tedavisi yoktur; ancak erken tanıda önüne geçilebilecek önlemler alınabilir. Bunlar, migren tedavisinde kullanılan yöntemlerin benzeri uygulamalardır. Kronik vakalar için bilinen bir çözümse henüz yoktur; fakat eninde sonunda ortaya çıkacaktır. En iyi tedavi yöntemi dinlenmedir. Belirtiler tehlikeli değildir ama hasta şaşkınlık, korku krizleri geçirebilir. Uzmanlar danışmanlarına destek gruplarına katılmayı önermektedir. Tecrübeleri başkalarıyla paylaşmak, hastalıkla en iyi başa çıkabilme yoludur.

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.