ALIŞKANLIKLARIN GÜCÜ


Alışkanlık bir halata benzer, her gün bir lifi örer ve sonunda onu koparamayacak kadar güçlü yaparız. – Heinrich Mann

Alışkanlık kelimesinin kelime anlamına baktığımızda: bir şeye alışmış olma durumu ve bir kimseye yakın oluş, ahbaplık, arkadaşlık ve yakınlık anlamlarına gelir.



Öncelikle insanoğlu, kendini tanımadan neye/neylere alışabileceğini anlayamaz. Çünkü alışmak demek ‘’Ben bu şeyle ilgilenip ona vakit ayırmaktan zevk alıyorum.’’ demektir esasen. Örneğin kitap okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuzdur ve kitap okumaya sürekli olarak devam ediyorsanız bu sizin alışkanlığınız oluverir. Veyahut her gün güne kahve içerek başlıyorsanız bu da başka bir alışkanlıktır; ancak bu kelime kişiden kişiye çok farklı anlamlara gelebilir. Çünkü her insan ‘istikrarlı’ olmayabilir ve daha spontane bir yaşam tarzına sahip olabilir. Yıllar boyu sürekli aynı şeyleri yapmak onlara uymayabilir ve içlerinden ne geçiyorsa, kendine bir sınır koymadan bunları dilediğince yapıyor olabilirler. Ve bu istikrarsızlık da aslında onlar için bir ‘alışkanlık’ olabilir. Yani bir kelime herkese aynı anlam ifade etmeyebilir. Bence mühim olan şey o kişinin hayatında zevk aldığı uğraşlar bulundurup bulundurmama durumudur; çünkü bir şeylerle ilgilendikçe gelişiyor, geliştikçe çevremizde daha aktif ve özel biri haline dönüşüyoruz. Her insan sadece 'insan' olduğu için dahi özeldir, ancak o insan gerçekten tüm anlamıyla yaşıyorsa daha da özel biri haline evrilir.


İlkokulda sürekli sorarlar ‘’Hobilerin neler?’’


Bu soru aslında hayatımız boyunca karşımıza çıkan bir soru. Hobi denen şey ‘zevk alma’ durumunu oldukça içerdiği için, alışkanlık denen şeyle çok yakın bir ilişkisi var hobinin. Örneğin bir enstrüman çalıyorsan, çaldığın alet her neyse onunla vakit geçirmekten hoşlanıyor ve bunu alışkanlık haline getirmişsin demektir. Bu alışkanlık da zamanla hobin olur. Başka bir örnek de, spor yapmak. Spor yapabilme durumu pek çok kişinin korkulu rüyasıdır. Bir iki gün başlanır, devamı gelmez. Veya 1 ay kadar yapılır, sonrası, yoktur. Bazı insanlarınsa hayatlarında sürekli var etmeye çalıştığı bir uğraştır. Aslında spor ne bir alışkanlık ne de bir hobi olmalı. Vücudumuzun devamlılığını sağlayan temel konulardan biridir ve bence olması gereken klasman su içmek, yemek yemek kadar önemli olan bir 'hayati ihtiyaç' olmalı hayatımızda.


Alışkanlık konusunda sürekli başarısızlık yaşayanlardan bahsedelim biraz..

Kimi insanlar vardır ki ne istikrarlı ne de spontane takılırlar. Arada bir yerde sıkışmış kalmış hissederler kendilerini. Bir şeyleri sürekli olarak hayatlarına katmaya çalışırlar ama başarısız olduklarını veya sıkıldıklarını düşünüp devam etmezler. Bence bu konudaki püf nokta ya henüz hoşlanacakları şeyleri bulamamış olmaları, ya da uğraştığı her neyse onun kendine uymadığını düşünmesidir.


Bu konuda bir önerim olacak: Kendinizi dış düşüncelerden tamamen soyutlayarak ilgilendiğiniz şeye odaklayın ve onunla zaman geçirirken ne tarz hissiyatlar içinde bulunduğunuza dikkat edin.


Velhasıl toparlayacak olursam;

Bir kelimenin anlamı herkese göre değişebilir. Mühim olan şey kişinin kendini dinleyip anlamaya çalışmasıdır.


‘’Önce biz alışkanlıklarımızı oluştururuz, sonra da alışkanlıklarımız bizi oluşturur.’’ -John Dryden

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.