ANLAMIN DERİNLİĞİ


Kendi içimden başladım dünyayı görmeye.

Genişliği kırgınlığım kadar büyük bir hayat düşündüm sonra.

Hatalarım kadar kusurlu,

Kusurlarım kadar bana ait bir hayat.

Bir insanın kaç ömrü olabilirdi ki detaylarını albümlerden toplayabildiği.

Kaç kadına anne denebilirdi;

Sancısına sebep olunmadan.

Sütünün sıcaklığını damağında hissedemediği kaç kadının kokusuna sığınabilirdi bir insan?

Zaaflarla süslenmiş ömründe.

Bir ev; pencerelerinde birilerini bekleyebildiğin sürece ev midir sadece?

Ya da cılız bir mum ışığında duvara yansıyan suretlere anlam yükleyebildiğin kadar mı?

Ekmeği boğazında kalmadan geçen her adama baba mı denir?

Ya onun adı vefa olsaydı...

Mesela ben köpeğimin sahibi değil de babası olabilir miydim?

Adım da vefa olsaydı...

Bugüne kadar köpeğimin de boğazında hiç ekmek kalmadı.

Her neyse.

İnsan kendi yaşamının ağır kederidir.

Kendi suyunu bulandıran, bulandırdığı sularda yansımalar arayandır.

Kendi yurdunu bulmaya çalışan küçük kara bir balıktır belki de.

Ve aslında insan, varlık adında bir muammadır.

Dün doğan,

Bugün hep kendini arayan,

Yarın da aradığını bulamadan çiçeğe humus olandır.


Hep uzak bir yol mu olmalı gidebilmek için ?

Neden hayallerin balonları hep pembe olmalıdır?

Menekşenin kokusuz olduğunu anlamak için bir şarkının aynı yerini kaç kere daha dinlemek gerek?

Zaman kanatsız bir kuş sürüsü gibiyken;

Geçip gideni tutmak fikri ne kadar yerinde olurdu?

Her şeyin eskimesi bize ata yadigarı olarak kaldı.

Yaşadıklarımız, döşemeleri kabarmış bir evden farksız.

Koyu kahverengi, rutubetli ve soğuk.

En çok vakit geçirdiklerimize olan yabancılığımız belki de ömrümüzün en büyük tezatı.

Her gece başımızı koyduğumuz yastık aynı yastık değil.

Ve bu şahsımız adına derin bir ironi olacak ama;

Dünya serüvenimizde kırışan, yüzümüz değil.

Kuşları kafeslere, kendimizi dört duvarın arasına hapsettik.

Ortak acılardan uzaklaştıkça eksildik,

Parçalarımızı aynı payda da denk getirip birleştiremedik.

Adı yok bu bizdeki şeyin.

İsterseniz yalnızlık deyin,

İsterseniz nefes alan bir mumya...


Ludovico Einaudi - Nuvole Bianche




40 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.