ARKA‘TAŞ’ LARINIZLA ARANIZ NASIL?

En son güncellendiği tarih: 18 Ağu 2019

Şuan yazacaklarım, çok yakın bir dönemde başıma gelen olaylardan esinlenerek kaleme aldığım olaylar ve bir çoğumuzun başına gelebilecek şeyler olduğunu biliyorum. Çünkü yaşadığımız şu dünyada, yakınımızda çeşit çeşit insanlar var. Okulda, işte, ya da bir kursta…




Yanımda sandığınız, arkadaşım dediğiniz insan bir anda sırtını çevirebilir mesela size… Tanıştığınız andan itibaren beraber vakit geçirdiğiniz insanla, bir süre sonra fotoğraflar çekilip sosyal medyada paylaşmışsınızdır belki bir de, hep gülüyorsunuzdur… Ama sonraları neden konuşmadığınız hakkında bir fikriniz yoktur. Benim gibi sürekli bir şeyleri kafanıza takan biriyseniz eğer hayat bu dönemlerde çok zordur. Bırakın düşünmeyi, sonuçta kişi mutlu olduğu yere aittir bazen… Bu kişi okulda, dönem başında tanıştığınız biri olsun mesela, sonraları beraber ödevler yapılsın, sen ona o istemese bile çıkardığın sınav notlarından atarsın, o sana atar. Proje ödevlerinde yardım edersin, çıkışta eve birlikte gidersiniz, okulda sevmediğiniz kızların dedikodusunu yaparsınız kız kıza. Ama illaki bir şeylerinizi paylaşırsınız çünkü siz arkadaşsınızdır. Belki de öyle olduğunuzu sanırsınız. En başında ‘sen diğerlerinden farklısın’, ‘sen bana daha samimi geldin’ gibi konuşmuştur size belki bir sohbette. Hatta okul dışında da görüşme şansınız vardır, ayarlarsınız.


Sonra ne olduysa bir anda selam bile vermez hale gelir. Çünkü sen ona hep iyi davranmışsındır ve bir gün derste yanına oturmasan surat asmaya başlar.. Bunu anlarsın zaten… Ayarladığın buluşmaya ‘ben gelmeyeceğim’ demeye başlar. Bildiğiniz çocukça triplerdir bunlar. Ben insanlar bana trip attığında çok fazla üzerine gitmeyi tercih etmem, belki bir şeye canı sıkkındır ve yalnız kalmak istiyordur. Ama o insanın neden öyle davrandığını hep merak edersin. Daha sonra okulda başkalarıyla samimi olduğunu görürsün ve ne tesadüftür ki sevmediğini bildiğiniz insanların yanındadır. Daha önce seninledir şimdiyse onlarla… Buna çok üzülmezsin, çünkü senin vicdanen için rahatsa artık onunla konuşman gereken bir şey kalmaz. Çekip kenara konuşmak istersin, ‘bir şey mi yaptım sana’ demek istersin. Konuştuğunuzda ise sen bunları yapmasan bile ‘sen benim yanıma oturmadın’, ‘eski arkadaşlarının yanına oturdun’, ‘benimle eve kadar gelmedin’ gibi gereksiz saçma sapan suçlamalara maruz kalırsın. Sonra bakarsın ki telefonunda seni engellemeye kadar gider mesele, ‘ ya ben bu insana neler yapmışım böyle’ dersin. Gülersin… Bu kişiler seni diplere çekmeye çalışan insanlardır, kafalarında büyüttükleri hikayelerle karşılarındaki insanı kaybettiklerinin farkına dahi varamazlar. Gerçi onların söylediklerine göre kaybetmezler kaybetmeyi tercih ederler. Bir tek doğruyu onlar bilirler, karşındaki insanın ne hissettiğini çok da umursamazlar, kendini ne kadar iyi ifade etsen de senin ona yanlış yaptığını savunur ama yaptığınız şey sadece boş bir sıraya geçmektir yada eski arkadaşınla bir şeyler konuşmandır. Böyle ufacık şeyleri söz konusu etmesi ne kadar doğru ki sizce? Bu zamana kadar insan ilişkilerimde çoğunlukla karşımdakini düşünerek hareket etmişimdir, konuşmuşumdur. Ama gelin görün ki bazen ne kadar kalp kırmamaya dikkat etseniz de sizi kırmanın yolunu bulmuşlardır. Hayatta bir de böyle sınanırsınız.




Fakat dediğim gibi kafaya takabileceğiniz bir konu yok ortada. Siz yanınızdaki insanlarla mutlusunuzdur, o da hiç siz olmamışsınız gibi devam eder her şeye. Türk Dil Kurumu’na göre; ‘arka+daş’ olarak geçen bu arkadaş kelimesi ‘sana anlayış gösteren, arkanda duran, arkanı kollayan’ anlamına gelir. Ve bazen bu kelimenin karşılığını bulamayabiliriz. Bir de ‘arkadaş değil, arka taşı’ diye bir deyimle karşılaştım geçenlerde. "O insan sözde benim arkadaşım, ama bana çok zarar veriyor" demekmiş anlamı. O yüzden yaşadığım şeylerle bağdaştırarak anlatmak istedim. Biliyoruz ki ilkokul yıllarımızdan itibaren etrafımızdaki insanlar sürekli bir değişim halindedir. Okul bitiminde yine görüşelim deseniz de yolunuz bir daha kesişemeyebilir. Kalıcı arkadaşlarınız ise sizin her daim yanınızda olan, yanınızda olamasa bile bir telefonuyla, yanınızda olduğunu hissettiren insanlardır. Bazen de bu anlattığım olay gibi, yanınızda gibi görünen ama aslında hiç olmayan, bir dediği bir dediğini tutmayan, söylediğiyle yaptığı birbiriyle çelişen insanlar… Hayatınızın bir noktasında rastladıysanız eğer böyle kişilere ve sizlere bir nebze iyi hissettirebildiysem ‘yaşadığım şeylere çok benzer şeylerdi, anlattıkların içimi rahatlattı’ dedirtebildiyse ne mutlu bana.



Umarım hayat hep iyi insanlar çıkarır karşınıza…

Çünkü diğer türlü insanlardan size ne ‘arka-daş’ olur, ne de ‘arka-taş’ !

47 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.