BAHÇEDEN BETONA

En son güncellendiği tarih: 13 Eyl 2019

Evden adım attığımızda gördüğümüz tek şey, beton duvarlar ve beton yüzler. Yaşım geçtikçe gördüğüm beton duvarlar yükseliyor, beton yüzlerin sayısı da artıyor beraberinde.



Eskiden yemyeşil ormanlar vardı ve evin her baktığı köşe yeşerirdi. Zamanla anladım ki tek katlı evler yükseldikçe, etrafımızdaki yeşillikler azaldıkça, insanlar mutsuzlaşmaya ve betonlaşmaya başlamış .


Ağaçlar kesildikçe vicdanımızdan da ödün verdiğimizi fark ediyorum. Yüzümüzün gülmediğini ve kaybolan yeşille beraber hayatımızın da griye evrildiğini.


Hayatta böyle benim için aslında. Bir insana bağlanıyoruz ve kaybettiğimiz sürede hayatımızı griye boyuyoruz. Ama bu geleceğimizle alakalı sadece. Griden evrildiğimiz her dakika daha da korkunçlaşıyoruz.



Çölleşmeye yüz tutmuş bir Anadolu, suyun olmadığı ve nefes alamayacağımız bir yer...

Biliyorum çok uzak geliyor bu görüntüler ama zamanla ne bağ kalacak elimizde ne bahçe ne de orman! Ve sonrasında çölleşeceğiz. Bir damla suya hasret kalacak çatlaklarımız. Ve sonra yavaş yavaş öleceğiz.


Ne su görecek dudaklarımız ne oksijeni hissedecek ciğerlerimiz, elimizde elle tutulur hiçbir şey kalmayacak. Çok değil bir kaç sene sonra çocuklarımız toprağa can verecek belki de.

Vaktimiz var henüz. Ormanlarımız hala var. Kaz dağlarındaki direniş de hala devam ediyor. Öyle ya Kaz dağları da bizim, evimizin yakınındaki ormanlık alan da. Hepsi bizim. Ve zamanla onlar yok oldukça geriye ne suyunuz kalacak içmeye ne de bir yudum nefesimiz.


Anımsıyorum hala evimizin köşesinde var olan küçük araziyi. Hep papatyalar toplardım anneme, o arazide köpeğimle koştuğumu ve karahindibaları savurduğumu her köşeye. Ya üfleyerek ya da dönerek.

Ve hep hayalimdi küçük bir kızım olursa bana vereceği çiçek, benim kadar onun da karahindibaları uçurmayı seveceği... Ama elimizde beton yığınlarından başka bir şey yok.



Cam pervazlarında var olan küçük dünyalara bile hasret kaldık şu korkunç dünyada. Bir saksıda bir ömür sıkıştıran o dedeler de yok artık, papatya toplan küçük gelecekler de. Elimizde hiç var dostlarım! Koca bir hiç...


Çok değil dostlarım. Asra varmaz. Çok değil...

44 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.