BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN

Başka bir Dünya nasıl var olabilir?



Dünya artık bireysel başarıların dünyası değil. Bir çiftçi tek başına tarım yapamaz. Tarlayı biçmek, mahsulü ambara taşımak veya satabilmek için birilerine ihtiyaç duyar. Ya da bir mühendis tek başına bir projeyi yönetemez. Başkalarının fikirlerine ve bilgilerine ihtiyacı vardır. Dünya'nın en büyük şirketleri tek bir kişinin imzasını taşımıyor, arkasında bir ekip işi var. İçinde bulunduğumuz Dünya tatsız tutsuz, kimsenin kimseye güvenmediği, yardımlaşmadığı, herkesin kendi hayatını kurtarmaya çalıştığı bir yer haline geldi.


Bu yerde hepimiz mutsuz yaşıyoruz. Ben bu düzeni iyileştirmek için ne yapabilirim sorusunu sorduğumuz zaman tek başımıza bir şey yapamayacağımızı biliyoruz. Tek bir insanın başaramayacağı birçok engel var. Ben tek başıma Türkiye'yi değiştiremem. Daha iyi bir eğitim sistemi veya ithal tohumun kesinlikle kullanılmamasını istiyorum, tek başıma başarabilir miyim? HAYIR!


Ama içinde bulunduğumuz iletişim çağında aynı fikirlere sahip olduğumuz aynı hayali, aynı hedefi benimsediğimiz insanlarla bir araya gelebiliriz. Daha iyi bir gıda, daha iyi bir çevre, daha iyi akarsular veya daha iyi bir sosyal hayat. Bunlar ülkemizin sahip olabileceği değerler. Ne yazık ki her geçen gün bu değerleri kaybediyoruz. Ama unutmayalım bu değerleri kaybetmek kadar kazanmak de yine bizim elimizde.


NE YAPMALI?


Tek başına başarılı olamayacağımızın, birlikte hareket etmemiz gerektiğinin farkına varmalıyız. Dünya'da aynı amaçlar uğruna hareket eden insanları bir araya toplamak için en etkili çözüm Sivil Toplum Kuruluşlarıdır. Ülkemizde maalesef birçok kişi (özellikle de biz gençler) herhangi bir STK'ya üye değil. Çünkü daha STK'nın ne olup ne olmadığını dahi bilmiyoruz. Ya da biliyoruz ama bahanelerin arkasına sığınıp üye olmak istemiyoruz. Genel olarak STK, yurttaşların ortak bakış, ortak çıkar, ortak duyarlılık, ortak talep gibi temeller üzerinde gönüllü olarak bir araya gelmesi olarak tanımlanabilir. Bu kuruluşlar devletin hukuki, ticari, idari ve kültürel organlarının dışındaki alanda meydana getirdikleri dernek, vakıf ve benzerlerinden oluşan yapıları ve etkinlikleri kapsamaktadır.


STK'LAR BİZE YÜK DEĞİLDİR


Birçok kişi STK'lara üye olmayı maddi kayıp ya da faaliyetlerine katılmayı zaman kaybı olarak görüyor. Ancak STK'ların amaçları doğrultusunda var olabilmeleri için tek gelir kaynağı üye aidatları ve bağışlardır. Ayrıca birçok kişi faaliyetlere ayrılacak zamanı kayıp olarak görüyor. Peki kayıp olarak gördüğümüz bu zamanı daha verimli kullanıyor muyuz?


Halbuki STK'lar; paylaşma, dayanışma, kendini geliştirme, yardım etme, takdir edilme, statü kazanma gibi birçok kişilik ihtiyaçlarını gerçekleştirme imkanını bizlere sunuyor. Bana göre ise her şeyden önemlisi bir insana yardım eli uzatabiliyorsunuz ve o insanın hayatına dokunabiliyorsunuz. Aynı zamanda STK’lar bireyi daha duyarlı hale getirme, kamusal alana yönelik sorumluluk bilinci aşılama ve aktif kılma işlevlerine de sahiptir. Ayrıca STK’lar vatandaşlık kültürünün ve gönüllük bilincinin kazanılmasında etkilidir.


Hayatımızın bir anlam kazanacağını keşfedebilirsek işte o zaman içimizdeki gizil güce ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Her zaman bayrağımızı, vatanımızı, milletimizi sevdiğimizi söylüyoruz. Ee bunlar için neler yapıyoruz? Değişimin bir parçası mıyız değil miyiz? Bence Sivil Toplum Kuruluşlarını bir de böyle değerlendirmek lazım. Bizim geleceğe, değiştirme gücüne inancımız az. O inancı tekrar kazanırsak, başka bir Dünya inşaa edebiliriz. STK'lar hakkında bu kadar konuştuktan sonra, size yakından takip ettiğim, çok bilinen veya pek bilmediğiniz bazı Sivil Toplum Kuruluşları’ndan bahsetmek istiyorum. Elbette ülkemizde burada bulunandan çok daha fazla STK mevcut. Eminim ki fikirlerinizin örtüştüğü, destekleyebileceğiniz bir kuruluş mutlaka vardır ve çok geçmeden onunla tanışırsınız.








172 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.