BEN DELİ MİYİM ?



Başlığı gördüğünüzde muhtemelen bu başlığı yazımın içeriğini özetlemek için özellikle seçtiğimi ve yazımın akışında tamamen delilik üzerine uzun uzun görüşlerimi ve yahut araştırmalarımı sizlere aktaracağımı düşündünüz! Hatta bununla da yetinmeyip bu konu üzerine çürütülmesi her an olası bir takım teoriler üretip yazının devamında bazılarını kendi kendime elerken bir kaçını eleştirip eleme zevkini size bırakacak, belki bir de bunca şeyin üzerine deliliği deneyimleyebilmiş gibi bu konu üzerine size bir reçete de çıkaracaktım. Ama hayır. Bütün bunları bir kenara bırakalım çünkü yazımın başlığını da oluşturan bu kıymetli yargı benim tarafından söylenmedi. Bu sözün sahibi; bir takım çalışmalar sonucunda dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış ve önemli çalışmalara imza attıktan sonra kendisiyle yapılan bir röportaj sırasında gazetecilere bu soruyu yönelten 'Elon Musk' tan başkası değil. Hatırlayabildiniz mi bu çılgın kahramanımızı? Çılgın diyorum çünkü birazdan anlatacaklarım olayın neresinden bakarsanız bakın- ki bu noktada özgürsünüz- tam anlamıyla bir çılgınlık. Belki de her kahramanın kahramanlığa giden yolu çılgın olmaktan ve riski rutinin bir parçası haline getirmekten geçiyordur. Bilemiyorum. Burada size geniş bir yorum alanı bırakıyorum. Her neyse, konumuza dönüyorum. Çılgın kahramanımız Paypal adı altında ödeme sistemleriyle ilgili sahip olduğu şirketi, hayatının sonuna kadar hiç çalışmadan rahat rahat yaşayabileceği ciddi miktardaki bir ücret karşılığında satıyor. Herhangi bir insan belki de gerçekten bir daha çalışmak istemezdi. Belki güneyde bir yerde güzel bir sahil kasabasına yerleşir; bütün streslerden, insanlardan uzak bir hayat planı yapardı. Belki de bütün ihtişamıyla tadını çıkara çıkara lüksü iliklerine dek hissedeceği kadar zengin bir hayat yaşardı. Belki birkaç çocuk yapma isteğini de bastıramaz çoluk çocuk torunlar derken yaşlanır, bütün olağanlığında devam ederken hayat göçüp giderdi dünyasında. Ama az önce de belirttiğim gibi 'herhangi' bir insan böyle yapardı. Ve pek tabii olarak bir kahramandan bunları bekleyemezdik. Nitekim öyle de oldu. Yani çılgın olmaksa çılgın olmak; risk almaksa risk almak... Musk bu konulardaki sınırlarını sonuna kadar zorladı. Herhangi biri olmanın tabularını tek tek yıkarken oldukça ciddiydi. Ciddi olduğunu dünya boyutundaki çalışmalarıyla gösterdi...


İNSANLIĞA HİZMET EDEN ÇALIŞMALAR ORTAYA KOYMAK DELİLİKTEN FARKLI BİR ŞEYDİR!


İnsanlığın parlak bir geleceğe sahip olduğunu düşünerek ölmeyi tercih ederim.
-Elon MUSK-

Musk eline geçen parayla ilk etapta bir kaç arsa alıp etrafını kapattı. Çünkü aklında sadece bir alanda çalışmalar yapma fikri yoktu. Her biri birbirinden riskli üç alana yatırım yapmayı düşünüyordu. Bunlardan en önem verdiği ve en büyük alanı kendisine ayırdığı, uzay sektörünün gözdesi Spacex'ti. Bir diğeri harika araçların üretilmesini sağlayan Tesla Elektrikli Araçlar fabrikası, diğeri ise Solar City'di. Diğerlerinden de bahsedeceğim ama bu üç kuruluş arasında en çok risk taşıyan ve Musk'un da en çok ilgilendiği Spacex'ten bahsetmek istiyorum evvela. Tabiri yerindeyse gözünü ta uzaya dikmiş bu kahramanımızın bu yoldaki maceraları da bir o kadar ilgi çekici. Musk'un uzay üzerine en büyük hayali uzayı insanoğlunun bir gün orada da yaşam sürdürebileceği hale getirmek. Ve hayaldeki muhatabı da sudan yoksun, kurak, çorak bir gezegen olan Mars. Geniş alanlara kurduğu devasa uzay şirketinde bulunan bürosuna giden yolda sol tarafta Mars'ın şimdiki soğuk, kurak fotoğrafı; sağ tarafta ise Mars'ın onun hayal ettiği haldeki fotoğrafı. Yani şimdiki dünyaya benzer bir şekilde her tarafı sularla kaplı ve bir canlının yaşayabileceği yaşam koşullarına sahip hali. Musk'un bu denli bir hayale sahiplik etmesinin en temel sebebi küresel iklim koşulları sonucunda dünyanın gitgide bir risk alanı olma potansiyeli taşıması. Yukarıda paragrafın girişine iliştirdiğim sözünü işte tam da bunu anlatmak için tercih ettim. Yalan yok! Bu kadar şey anlatıyorum çünkü beni en çok etkileyen detayı, ona sempati duymamı sağlayan sebebi siz de bir nebze de olsa anlayın istiyorum. Her şeyi bir kenara bırakıp çok farklı bir hayat yaşayabilirken insanlık için seçenekleri artırmak adına" bir dünya" riski omuzladığı gibi üstesinden gelmeyi de başarabilmiş kendisi.


Seçenek, Daha Fazla Seçenek...



Sadece, dünyadan farklı bir seçenek üretmek için gece gündüz çalışmakla yetinmeyip aynı zamanda dünyanın hala iyileştirilebileceği umudunu içinde canlı tutuyor olmalı ki; bir de elektrikli araç üretme fikrini ve başarılı sonuçlarını ortaya koymuştur. Elektrikli araçlar yaratımını bir adım daha öne taşıyarak, kendileri için gerekli olan enerjiyi de yine eko-sisteme zarar vermeyecek tamamen doğal yollardan elde etmenin yöntemini de bütün yalınlığıyla veriyor elimize. Evlerin çatılarının güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren çatı taşlarıyla döşenmesi fikrinin ta kendisidir bu. Üstelik bu çatı taşlarının fiyatları diğerlerinden ne bir eksiktir ne bir fazla. Çünkü bir gün zaten herkesin çatısının taşlarını değiştireceğini düşünür, değiştirmişken bu şekilde bir yöntemi tercih etmelerini ister. Böyle bir fedakarlığı elektrikli araçları açık kaynak kodlu olarak piyasaya sürmesindeki tavrında da sergiler. Araçları neden açık kaynak kodlu ( herkesin istediği şekilde geliştirebileceği bir sistem) olarak üretildiği kendisine sorulunca: " Dünya her an su almaya hazır bir gemi gibi. Ve üzgünüm ancak bu gemi su almaya başladı. Bu suları boşaltacak kovaları insanlarla paylaşmaktan daha mantıklı başka bir seçenek yok! "cevabını verir.


Yazımın sonlarına gelirken ve de Elon Musk'u anlata anlata bitiremezken bitirişi son bir kaç çıkarımla yapmak istiyorum. İnsanlar koca koca fikir bulutlarının içerisinde yaşarlar. Her bulut farklı bir hayale ev sahipliği yapar. Peki düşünmenin bir sonu, sınırı ya da yolu yöntemi; doğrusu-eğrisi var mıdır? Bir fikre hayat vermenin, kanat takıp uçurmanın tarifi, reçetesi olur mu? Bir fikrin hangi sonucu bitişinin başlangıcı olur ki? Ya da doğru fikir geleceği zamanı nereden öğrenmiştir? Haydaaaa! E bu soruların her birinin cevabı da başka başka fikirler doğuracak. Neyse fikir bu! Ucu bucağı yok deyip bitirelim artık yazımızı. İyi fikirler!...


Neyi bilmediğiniz hakkında hiçbir fikriniz yok.
-Elon MUSK-










66 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.