BİLİM SANAT MIDIR?

Bilim ve sanat. Herhangi birini yapanlar için, biri veriye dayalı, diğeri duygu tarafından yönlendirilen kutupsal karşıtlara benzer. Biri teknik iç dünyanın, diğeri ise etkileyici detayların hakimiyetinde olup birçoğumuz bir bilim insanının çalışmalarını gerçekleri ve teorileri yanlış anlayıp ilgisiz olsak da, bilimi anlayan insanlar kariyeri ve farklı arayışlar içinde olmayı renkli ve inanılmaz derecede yaratıcı bir girişim olarak görüyorlar.



Sanatın ve bilimin içinde bulundukları kutuplaşmış duruma henüz erişmediği dönemde, ikisinin de bir arada var olduğu ve birbirinden keskin çizgilerle ayrılmamış iki kavram olgusu olarak pek farklı olmadığı eserler de görülmektedir. Fakat bugünü incelediğimizde pek çok bilimsel ve sanatsal çalışma birbirinden keskin ve katı çizgilerle ayrılmıştır. Estetik olan veya yüzeyde görsel olarak çekici görünen herhangi bir şey sanat olarak kabul edilirken, bilim sıkıcı bir konu olarak kabul ediliyor ve bilimi veya uygulamalarını uygulayan çoğu kişi toplumun büyük bir kesimi tarafından sanatı anlamayan ve estetikten uzak bir kimse olarak görülmekte. Ancak bilim ve sanatın düşündüğümüzden daha fazla ortak noktasının var olmasıyla birlikte bilim, sanat olarak düşünülebilir ve belki de sanat bilim olarak kabul edilebilir.


"Sanat nedir?" bu soru hayatın başlangıcından bu yana herkesi şaşırtan derin bir felsefi soru, bir duygunun, tasarımın, güzelliğin vb. dışa vurumunda, anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü. Veya belirli yöntemlerle ortaya konan üstün yaratıcılık olarak tanımlanan sanat, tanımı bakımından bilime de benzerlik göstermekte ayrıca hem sanatçılar hem de bilim adamları dünyayı yeni şekillerde görmeye ve vizyonlarını genişletmeye çalışıyorlar.


Hem bilim hem de sanat iyi olmak için belirli bir merak ve hayal gücü gerektirmekle birlikte bir başka ortak noktası da her ikisini de anlamak zor, bu da insanların büyük bir çoğunluğunun sanat ve bilimi sevmemesine neden oluyor.


Bilimin aksine sanat, onu anlamayanlar için de güzel ve güzellik duygusunu insana aşılar çünkü sanat görünüşte ve yapılışta; da güzel olan ve düşen elmayı resmeden, betimleyen ve yorumlayandır. Bilim ise düşen bir elma ve yükselen ay gibi görünüşte ilgisiz şeyler arasında bağlantı kurandır ve kimi insanlara göre daha güzel ve çekicidir. Aslında ele alındığında yüzeyde çok az ortak olan ancak yerçekiminin bir sonucu olan tek bir olay olarak görülebilir.


Bilimi, modern dünyada sorunların üstesinden gelmemize yardımcı olan tek kavram olarak sayabiliriz. uygulamalarını olasılıkları genişletmek, araçlarını; bilincimizin etkisini arttırmak, irademizi genişletmek için kullanırız.


Eğer insanın yaptığı şeyleri düşüneceksek, zihinsel şeyleri düşünmeliyiz. Teknolojiyi aklımızın bir ürünü olarak sayabiliriz. Düşüncemizi bir ürün gibi gezegene ve hatta diğer dünyalara dağıttığımız görülebilir. Dünyamızı durmadan araştıran insan evladı, insanların sahip olduğu bu yaratıcılık, kafamızda sanal modeller inşa etme ve sonra bunları dünyaya işleme kapasitesi evrimi yeniden yaratmış olup bizlerin birçok farklı diğer şeyi şekillendiren bir tür olduğumuzu hatırlattı. Bu teknoloji ve aletlerimiz arasındaki bu ortak evrim, tüm evreni adeta bir tablo, insan evladını ise ressam haline getirdi.

Bu olgulara ortak olarak bakacak olursak birbirinden ayrılamaz bu iki kavramın ne kadar birbirine bağlı olduğu görülebilir, fakat, estetik arayışı bizi diğer her şeyi şekillendirmeye ve sonu gelmeyen bir meraka ittiği için biliminde sanat olduğunu söyleyebiliriz.

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.