Çocukluğuma Dair


Bundan 21 yıl öncesine gideceğiz aslında. Ailelerin, arkadaşlıkların, dostlukların bire bir özveri ile yaşandığı bir topluma. Teknolojinin hayatımıza yeni yeni girdiği dönemlere. O günlere dair aklımda kalan, hayal meyal hatırladığım günlere döneceğiz.

O zamanlar çok iyi hatırlıyorum da cep telefonlarının, bilgisayarların Türk toplumuna yeni yeni girdiği zamanlardı. Bizler sabahın köründe okula gider ve okuldan döner dönmez üzerimizi bile değiştirmeden o ufacık sokaklarımızda, ufacık mahallelerimizde arkadaşlarımızla, dostlarımızla oyunlar oynardık, ta ki akşam ezanı okunana kadar. Annelerimiz gece olduğunda bizlere seslerinin çıktığınca bağırırlar ve bizleri eve sokmaya çalışırlardı ve biz ise oyunumuza devam etmek isterdik. O günler ne kadar da güzeldi, geçmişe dönüp baktığımızda.


Mahallelerdeki esnaf, sokaktan geçen insanlar ve daha niceleri. İnsanlar birbirine gülümser, birbirlerine selam verirlerdi. Bizler böyle bir toplumda büyüdük, böyle bir çevrede yetiştik. O zamanlar büyüklerimiz bizlere "ne olmak istiyorsunuz?" dediklerinde bizler hakim, savcı, doktor, mühendis... olmak istiyoruz diyerek büyüyen çocuklardık. Peki şimdi ne değişti biliyor musunuz? Bu dönemin çocuklarına bu soruyu yönelttiğimizde aldığımız cevaplar sınırlı(!). Ne söylüyorlar? Peki hemen zihninizde bir şeyler canlanmaya başladı değil mi? Bu çocuklar e-ticaret uzmanı, yapay zeka geliştiricisi, robot bilimi gibi gibi cevaplar veriyorlar. Hani bazen diyoruz ya hayatımız da ne değişti? işte gelecek nesil, yeni jenerasyon, yeni fikirler, yeni teknoloji hayatımızın, toplumumuzun değişmesine öncülük etti.

O zamanlara bakıyorum da bizler sokakta oyun oynarken, düştüğümüzde kendi kendimize yerden kalkmayı bilen kişiler olarak büyüdük. Ve şimdiye baktığımda sokaklarda büyüyen çocukların olmadığını, hatta ve hatta o sokakların olmadığını onların yerlerini dev boyutlarda binaların aldığını, caddelerden vızır vızır geçen araç trafiğini görüyorum. Şimdinin çocukları evlerde bilgisayar, telefon, tablet gibi aletlerle vakit geçiriyorlar, dışarıda ne olup bittiğinden habersiz. Hani az önce birbirimize karşı gülümserdik, selam verirdik diyordum ya artık bunların bir çoğu hayatımız da yok denilebilecek kadar az. Kendi oturduğumuz apartmanlarda, binalar da komşularımızı tanımaz olduk, Bizler var olan bir bütünü ayakta tutacağımıza parçalar olduk. Fikirlerimiz değişti, algoritmalarımız değişti ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz bir çok şey değişti. Değişmedik diyoruz fakat değişiyoruz.


Teknoloji o denli bir boyuta geldi ve hala gelişmeye devam ediyor ki bizler o teknolojinin hızına yetişmekte güçlük çekiyoruz. Nasıl mı? Kendi kendine park edebilen araçlar, yollarda otokontrol ile ilerleyen vasıtalar, evlerimizi temizleyen robotlar, bir mağazaya gitmeden elde ettiğimiz ürünler... Yani hayatımızın her alanında eğitim, bilim, sanayi, ticaret ve buna benzer pek çok konu da kişilere katkı sağladığını görüyoruz. Teknoloji hayatımıza girdi gireli bir çok şey değişti ama hayatımızı kolaylaştırdı. Keşke geçmişteki o mahalle saadetini sürdürerek bu günlere gelebilseydik ama ne yazık ki onu başaramadık.

Ama inanıyorum ki her şey çok güzel olacak. Toplum ayaklanacak, birlik olacak, teknoloji ülkemizde 4.0 dan daha da fazlasına ulaşacak. Eski günlerle birlikte yeni günleri de birleştirerek bu ülkeye çağdaş, kültürüne bağlı, bilim odaklı üreten bir popülasyon elde edeceğiz. Geleceğe umutla bakarak, üreterek, okuyarak, ve ortak olarak kullandığımız bağları yarınlara taşıyarak ilerleyeceğiz. Güzel günleri toplumumuza kazandıracağız. Bunu nasıl mı yapacağız geçmişte seçmiş olduğumuz ve şimdi ki zaman da oluşan meslek grupları ile o günün doktorları, mühendisleri, hakimleri, bugünün yapay zeka dehaları ile birleşerek yeni bir toplum ve ileri ki zamanda ki gelecek nesillere birer örnek ve umut kaynağı olacağız.

YETERİNCE İYİ TEKNOLOJİ, SİHİRE EŞDEĞERDİR.

Sir Arthur C. Clarke



98 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.