DÜŞLEMEK, DÜŞMEK VE VAR OLABİLMEK



Hayatımızın her dakikasında, her saniyesinde düşünüyoruz. Bilmiyorum sizlere oldu mu daha önce ama düşlemekten ve hayal etmekten bıktığım ve hatta kafamı yerinden bir ampul gibi çıkartıp; benden, benliğimden çok uzaklara fırlatmak istediğim oldu.


Hep yaşamaz mıyız bunu? Hep düşleriz, hep o an olamayacak biri olarak düşleriz kendimizi. "Çok zengin olmayı düşlüyorum!" ya da belki de "Dünyanın en büyük deniz atına sahip olmak istiyorum!", bunlardan daha farklı olan da "Büyük insan olmak istiyorum.".

Peki tam olarak nedir bu büyük insanlık? Cevabı çok basit değil mi? Herkesin büyüklük algısı ve büyüklük hayalleri farklıdır. Kimi maddi zenginliği büyüklük sayarken kimi manevi; kimi büyük bir ajans sahibi olmayı hayal ederken kimi herkese yardım eden biri olmayı ister.



Her şey böyle değil midir zaten? Herkes ister. Herkes hayal eder ve herkes bunu gerçekleştirmeye çalışır. Ortak noktamız da tam budur işte. Hayal etmek. Düşlemek.

Düşünmezsen var olmazsın bir bakıma. Tek düze ve monoton tarzlardan sıkıldığımız bu devirde kalkıp ilginç işler yapanlarla ne kadar alay etsek de bir yanımızla da onlarla gurur duyuyoruz. Belki de özeniyoruz. Düşündüklerine ve düşünüp yaşadıklarına…


Var olmayı bedenle karıştırıyoruz çoğu zaman. Ben Nazım Hikmet de gördüm Didem Madak da. Onların fikirlerini benimseyen ve yaşayan onlarca hatta belki yüzlerce insan var. Düşündükçe var edebiliriz ve belki bazı şeyleri değiştirebiliriz.


Evet düşlemek çok güzel bir insani faaliyet. Artısı ne kadar fazlaysa eksisi de o kadar ağır oluyor. Bu aynı denizkızının sesi karşılığında ayaklara sahip olması gibi…. Güzel olan şeylerden alınıyor, benliğinden bir şeyler alınıyor ve hayallerine kavuşuyorsun.


Benim en büyük problemim de bu! Hayal etmemin ve ettiğim hayalin neleri etkileyeceğini bilmiyorum. Ya çevremdekilere zarar vereceğim ya da çok güzel bir hayat yaşayacağım. Denemeden bilemeyiz ama düşünmeden de edemeyiz.


İşte tam şu anda yazımın ilk başında dediğim şeye dönüyoruz. Kafamı ampul gibi yerinden çıkartmak istiyorum. Şimdi bu yazıyı yazarken bile kafamda onlarca cümle, binlerce kelime dönüyor ve ben de izliyorum. Hepsinin beynimde kayıp gidişini ve ardından ölüşünü izliyorum.


Üzülüyorum belki inanmazsınız. Bu kadar düşlediğim için. Ve zamanla düşlemeyen, tek düze insanlardan olmamak için beynimle savaşmıyorum ve teslim oluyorum; düşüncelere. Bedenim şimdi kaplı kelimeler ve renklerle. Böyle devam ettiği sürece yaşayacağım. Hayat beni üzecek ve darbelere karşı koymak zorunda kalacağım. Eğer bunları aldığım hayat darbeleriyle düşürüp kaybedersem benliğimden çıkacağım.


Ya toplamazsam? Ben olmayacağım ve zamanla silik, siyah insanlara dönüşeceğim. Herkesleşeceğim. Ya toplarsam? Belki eskilerini toplayamam ama hayatın bana yaşattıkları ve kattıklarıyla bambaşka ve güçlü beni yaratabileceğim.


Düşleyin. Var olayım, var olalım.


77 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.