HER DAİM GÜZEL KOKAN DOSTLARIMIZ:KİTAPLAR





Kitaplar Neden Var?


Kitap dediğimiz zaman çoğumuzun aklına kapağı, içinde yazılı sayfaları ve kimi zaman birtakım görselleri içeren, bazen çok uzun bazen çok kısa bir metin topluluğu gelir. Somut anlamı da aşağı yukarı böyle bir açıklamaya sahiptir zaten. Ama onları değerli kılan şey; kapak ,sayfa kalitesi, kullanılan mürekkep ya da görsellerin kalitesinden ziyade içlerinde barındırdıkları konulardır.


Hangi Türde Kitaplara Sahibiz?


Aklımızın ve hayal gücümüzün sınırına bağlı olarak tür üretebiliriz. Şiir, roman, hikaye, gezi yazıları, tiyatro metinleri, denemeler, makaleler, dergiler, ansiklopediler ve bunların içlerinde kendi türlerine ayrılmaları. Gerek dünya edebiyatı gerek Türk Edebiyatı olarak okuyucuya derin bir havuz sunulsa da gözlediğim kadarıyla Türkiye bu noktaya gereken önemi veremiyor. Amacım kesinlikle yargılamak değil, basit bir gözlem sonucu fikirlerimi açıklıyorum. Sana mı kaldı sanki bunu yapmak demekte serbestsiniz. Belki bana kalmadı ama edebiyata olan sevgim beni bunu yapmaya itti demem gerek doğrusu...


Acaba Neden Gereken Önem Verilmiyor?


Bilindiği üzere dünyada ve Türkiye'de adı duyulmuş yüzlerce, belki binlerce edebiyatçıya sahibiz. Açık bir büfe şeklinde önümüze konulmuş uzunca bir masa var.Kimse de zorla bunları okumalısın diye zorlamıyor. İnsanlara bu konuda bir sorumlulukta yüklenmiyor. Neden kitap ihtiyaçlar listesinde 100. sıralardan sonra geliyor? Önce bunu çözmemiz lazım. Bilindiği üzere kitaplar para ile satılıyor. Günümüzde ülkemizde birçok aile geçim sıkıntısı çektiğini ve bu sebepten ötürü kitaba para veremeyeceğini söylüyor. Yerine göre çok haklı bir serzeniştir bu tabii ki. Çoluk çocuğun boğazından geçecek iki lokma neden kesilsin de bu başka bir şeye harcansın sonuçta. Geçim sıkıntısı olan kişilere herhangi bir lafım olamaz tabii ki. Ancak devlet kütüphaneleri ücretsiz bir şekilde kitapları okuyuculara ulaştırabiliyorlar. Bu vatandaşlarımız bu imkanlardan yararlanabilirler isterlerse. Fakat bu sefer de diğer bir sorun ortaya çıkıyor. Zaman. Kitap okumak, anlamak zaman alan bir iş. Bunu reddeden olmaz sanırım. Yoğun bir günün ardından dinlenecek 5 dakikamı neden kitaba ayırayım ki diyor birçok insan. Ama bazı insanlarda bunun tam aksine kitap okuyarak rahatlıyorlar. Bana göre bu iki sorun edilen olgu da birer bahane. Siz kısaca desenize kitap okuyunca cebim para mı dolacak sanki diye düşünüp okumak istemediğinizi. Kendinize göre elbet haklısınız. Ama bir deneyin. Denemekten zarar gelmez :)


Kitap Üzerinden Sağlanan Haksız Kazanç


Hepiniz kimden ya da kimlerden bahsettiğimi az çok anladınız sanıyorum. İsim vermeyeceğim, sonuçta kim olduklarını benim kadar sizde sosyal medya kullandığınız için biliyorsunuz. Beni rahatsız eden durum kazandıkları para değil. Sonuçta alan insanlar silah zoruyla almadı. Beni rahatsız eden edebiyatı ve sanatı sırf para uğruna rezil etme girişimleri. Sosyal medya platformları üzerinden buldukları sözleri ya da hikayeleri kendisininmiş gibi yazıp bir de bundan edebiyat diye bahseden kişiler, işte bunlar beni rahatsız eden. Üstüne üstlük bir de bu kitapların "en çok satan kitaplar" raflarından uzun bir süre inmemeleri. Anlık popülerlik aslında sadece. Bir zaman sonra raflardan kalktığında kimse gelip o kitabı sormuyor. Oh oluyor diyorum ben de.


Hani bu tarz züppelerden ziyade bir de duyar kasan tipler var. Kişinin gazetecilik ya da araştırma görevlisi gibi bir görevi yok. Bu konuda herhangi bir okul okumamış. Sadece gidip Google'dan iki üç sayfalık yazıları kopyala yapıştır edip bunu kitap diye süren var ya da böyle milletçe önemli gördüğümüz olaylar ve şahıslar hakkında salak saçma yazılar yazıp bunu astronomik bedeller ile pazarlayanlar var. Beni bunlar rahatsız ediyor, başka bir şey değil.



Bu sefer ki yazımı kısa tutuyorum. Zira bu konu tek seferlik yazı ile bitebilecek bir durum barındırmıyor. Görüşmek dileğiyle. Okuduğunuz için teşekkür ederim.


Kendinize iyi bakın....

58 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.