Hawking, Einstein ve Elmalı Turta Dolanıklığı

3.14159265358979323846… Tanımışsınızdır. Ben yine de sizin için biraz daha tanıtayım kendisini. Dairenin huzur verici sadeliği ve evrenin kendisi kadar sonsuz sayı dizisinin çıldırtıcılığını tüm ihtişamıyla bünyesinde toplayan ℼ sayısı, bir dairenin çevresinin çapına bölünmesiyle bulunan irrasyonel bir matematik sabitidir. Gezegen boyutunda bir daireden tutunda atomik ölçeğe kadar görüp görebileceğiniz her dairede bu sabit oran korunmaktadır. Okul sıralarında karşımıza çıkan bu sabit için içimizden kaç kez ne işimize yarayacağını sorgulamışızdır şüphesiz. Kullanım alanlarına şöyle bir bakınca aslında çok geniş bir kapsamda hayatımızda olduğunu görüyoruz.

Gezegenlerin hacminin, kütlesinin, yoğunluğunun hesaplanmasından tutun da, uzay misyonlarında kullanılan araçların hızlarının veya yörüngedeki konumlarının ayarlanmasından ya da bir çemberin alanının hesaplanmasına kadar geniş ve önemli bir yelpaze ile karşı karşıyayız. Hayatın içinde ama bir o kadar da bize uzak. ℼ’nin milyonlarca basamağını hesaplayan ünlü matematikçi David E. Shaw’a göre “ℼ”’yi keşfetmek kainatı keşfetmektir.” Bana göre onun bu sözü sınırlı hayatımızın içinde onun sonsuz anlamını asla tam olarak keşfedemeyeceğimizin bir göstergesi. Shaw’ın sözlerinin üzerine beni düşündüren asıl şey uzay yolunda bizim için son derece önemli bir kişi olan ünlü gökbilimci Carl Sagan’ın aynı isimle bir filme de uyarlanan kitabı “Contact”’ta geçen bir alıntı: Kitapta şöyle geçmekte “Bir dairenin çevresinin çapına olan oranı ℼ sayısı. Bunu çok iyi bilirsin kuşkusuz ve ℼ’nin sonunun olmadığını da bilirsin. Evrende ne kadar akıllı olursa olsun ℼ sayısını son rakamına kadar hesaplayacak bir varlık yoktur.” diyerek bence kainatın sonsuz anlamını da asla anlayamayacağımıza değinilmiş.

Fakat tabi ki söylenen ve bilinen tüm bu sonsuzluk ifadeleri hesaplama çalışmalarına engel değil. 1949 yılında ilk elektrikli bilgisayar olarak kabul ettiğimiz Eniac 70 saat içinde 2037 basamağı hesaplayabilmişti. Bununla yetinmeyen bilim insanları tarafından 2016 yılında 13.3 trilyon basamağı hesaplanarak o yıla kadar tüm hesaplamaların rekoru kırılmış oldu. Fakat ℼ gibi sonsuz bir sayı için gösterilen hırs ve rekabette sonsuzdur. 2019 yılında Google çalışanı olan Emma Haruka Iwao tam 31 trilyon basamağı hesaplayarak Guinnes Rekorlar Kitabı’na girdi. Hesaplanan kısmının içinde hayatımıza dair her şeyi bulabileceğimiz bu sayı (hatta bunun için yapılmış bir website bile bulabilirsiniz) ile ilgili böyle önemli bir haberin 14 Mart’ta yayınlanmasının da bir sebebi vardı tabi ki. İlk defa 1988 yılında “ℼ gününün kralı” olarak bilinen Larry Shaw tarafından kutlanılan “ℼ Günü”

ülkemizde de ilk kez 2007 yılında kutlanılan bugün adeta matematikçilerin bayramı. İngilizcede ℼ sayısının telaffuzunun elmalı turtaya benzemesinden kaynaklı olarak ℼ şeklinde elmalı turta hazırlayanlar, ünlü fizikçi Albert Einstein’in bugünde doğması nedeniyle takılan Einstein maskeleri ve daha neler neler. Her yıl 3. ayın 14’ünde ve saat tam 1.59’da...

ℼ sayısı gerçekten de ucu bucağı olmayan bir gizem. Tarihine baktığımızda tarihçiler Büyük Giza Piramidi’nin kusursuz yapılmasında ℼ sayısının önemli etkileri olduğunu iddia ediyorlar. Belki de gizemini sırlar içinde sır olan bu yapıdan almıştır. Gizem demişken ben ℼ Günü’nün de gizemli bir gün olduğuna inanıyorum. Einstein’ın doğum günü olması (14 Mart 1879), Stephen Hawking’in bugün hayata veda etmesi (14 Mart 2018) ve aynı zamanda ℼ Günü. Sizce bu bir tesadüf mü? Yoksa sonsuz ve gizemli bir labirentin bilinmez bir noktası mı? ℼ sayısının gizemi belki de burada başlıyordur. Hawking, Einstein ve elmalı turtanın dolanıklığında... ℼ gününüz kutlu olsun...



71 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.