FARK EDEMEMEK


Bizim için her şey bitmişti ama benim fark etmem zaman almıştı. Aslında biz beraberken bitmiştik, inanmak istememiştim. Bizim için hep bir şans olduğuna, her zaman halledebileceğimize inanıyordum. Yanılmışım. Biz zaten durumun içindeyken bitmişti her şey. Sevince gerçekten gözüm hiçbir şeyi

görmemiş. Onu zorla burada tuttuğumu

fark edememiştim. Benden bıktığını fark edememiştim. Benle mutlu olmadığını fark edememiştim. Aslında ben hiçbir şeyi fark edememiştim. Ve bunun suçlusu da bendim. Kendiliğimden fark ettim sanmayın sakın. Aslına bakarsanız bunları fark ettiğimde içimde çok büyük bir acı hissettim, dinmek bilmeyecek bir acıydı. Başta saatlerce sürdü sonra günlerce daha sonra aylarca. Bunları fark etme şeklinde önemli tabii, direkt yüze söylenince daha ağır oluyormuş. O an hem yalnız hissettim hem de aldatılmış. Duygularını saklamıştı benden, bu da aldatmaya girmez mi? Bana sözlerden bahsederdi, tutamadığım sözlerden. Peki ya sen hani duygularını saklamayacaktın benden? Olan oldu; ne kendime, ne aklıma, ne düşüncelerime ne de duygularıma bu fark ettiklerimi aktaramadım. Aylarca ağladım ama geçmedi. Yolda yürüyorum, seninle yürüdüğümüz yoldu, bir kafeye oturuyordum seninle beraber oturduğumuz kafeydi, yemek yemeğe gidiyordum seninle beraber yediğimiz yemekti. Bazen de hiç ama hiç olmayacak zamanda aklıma geliyordun, hiç aklımda değilken tam atlatıyorum derken senin bana dinlettiğin müzik çalıyordu mesela. Arkadaşım senin gibi bir cümle söylüyordu mesela. Her yerde karşıma çıkarken nasıl atlatabilirdim ki bunu. Ben bunları hissederken, yaşarken sen neler yapıyorsun diye aklıma düşüyordun. İstemeden. Zaten kim kendini bu kadar çok üzmek ister ki, her şey istemeden oluyordu. Evet, seni artık ne görüyorum, ne duyuyorum, ne de ne yaptığını bilmiyorum. Ama tahmin edebiliyorum ve diğer her şey aklımda, bundan kaçamıyorum.


Bana hep kızardın ayrılırken bu kadar ağlama, üzülme yine görüşeceğiz tamamen ayrılmıyoruz derdin. Ama ben hep ağlardım, üzülürdüm kendimi tutamazdım. Çünkü aklımdaki düşünce "Bu seni son görüşüm olabilir" di. Sana son kez sarılıyor olabilirim, son kez öpüyor olabilirim, karşında son kez ağlıyor olabilirim ve sana son kez seni seviyorum diyebilirim. Bunu iyi ki düşünmüşüm ve her defasında iyi ki yapmışım. Çünkü seni en son gördüğümde en çok ağladığım, en çok özlediğim, seni kaybetmekten en çok korktuğum andı. Sana doyasıya sarıldım doyasıya öptüm. Bunun için kendimi şanslı hissediyorum. Çünkü sen beni bıraktın ve o seni son görüşümdü. Bir daha göreceğim ihtimalini düşünüp kendimi üzmek istemedim ama bundan da kaçamadım. Seni uzaktan sevmekte çok zormuş, severken ayrılmakta. Seninle en son konuştuğumda bana beni sevdiğini ve bunu unutmamamı söyledin. Unutmamak mı yoksa unutmak mı benim için daha sağlıklı olur bilemedim. Ama unutmadım sevgilim, aklımdan bir an bile çıkmadı. Hala her geçen gün bizi düşünüyorum senin aksine.


Hayatta yaptıklarımız, önemsiz olacaktır. Ama önemli olan onları sizin yapmış olmanızdır. Çünkü bir başkası yapmayacak. Mesela hayatınıza biri girdiğinde, bir parçanız ‘’Henüz hazır değilsin.’’ derken, diğer parçanız ‘’ Onu sonsuza dek yap.’’ der. Arkadaşım seni duyabildiğini bilseydin, ne söylerdin diye

sordu. Ne söyleyeceğimi biliyorum dedim.


‘’Seni seviyorum. Tanrım, seni çok özlüyorum ve seni affediyorum.’’


85 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.