Güvende Miyim?

Buraya bunu yazmadan önce hiç düşünmemiştim. O yüzden ne cevap vereceğimi de bilemiyorum. Güvende hissetmek; bu bize gerçekten ne anlam ifade ediyor? Düşünmediğimiz önemli bir konu aslında. Birine güvenmek konusunda genel olarak düşünürüz, yeni birisiyle tanıştığımızda ona güvenebilir miyim, nasıl biri diye kafamızda tartarız. Peki ya güvende hissetmek?


Güvende olduğum yerleri düşününce aklıma ailemin yanı geliyor sadece. Onların bana duyduğu karşılıksız ve içten sevgiden olsa gerek, başıma ne gelirse gelsin güvende olacağım duygusunu hissediyorum. Aslında böyle bir şeyin mümkün olmadığını bilirken. Dışarı çıktığımda ise güvende olmadığımı fark ediyorum. Bir kadın olarak sokaklarda yürürken, fiziğime, giydiklerime olan bakışları üzerimde hissederek, gece geç döneceksem kıyafetimi ona göre ayarlamaya çalışarak, geç vakitte dönmekten korkarak, sokakta yürürken arkamı kontrol etmek zorunda kalarak, bindiğim taksinin plakasını yakınlarıma gönderirken aslında güvende olmadığımı fark ediyorum.


Hayatımın büyük çoğunluğunda kendimi güvene almaya çalışıyormuşum halbuki. Kadın olmanın getirdiği bu ağır yükü omuzlarımda taşırken, güvenin ne kadar uzakta olduğunu anladım. Belki de bir hayatta kalma mücadelesi demeliyiz buna. Çünkü korkuyorum. Yarın haberlere çıkan kadın olmaktan korkuyorum. Kadın olmamın ve bedenimin kişiliğimden öteye konulmasından korkuyorum. Erkeklerin hakimiyet kurmaya çalıştıkları dünyada insan olarak bakılmaktan ziyade kadın olarak bakılmanın utancını yaşıyorum içimde.


Aslında güvende hissettiğim bir hayatta yaşamanın ütopya olduğunu görüyorum. Bu ütopyamı nasıl mı süslemek isterdim? En başında korkmadığım. Aynı renkten olmayanlara kötü bakılmayan, farklı seslerin büyüsüne kendisini bırakabilen, cinsiyetlerden önce insanlığın geldiğini anlayabilen, içindeki sevgiyi büyüyüp yeşertebilen insanlar isterdim. Su gibi olabilen. Yeri geldiğinde akmayı bilen, yeri geldiğinde olduğu ortama uyum sağlayan. Her zaman huzur veren. Ancak gözlerimizi açtığımızda gördüğümüz hayatın gerçekliğinden ne kadar kaçabiliriz?

Bir kapının arkasında kilitli kalmış gibi bizim ülkemizdeki kadınlar. Evlerinin pencerelerinden gördükleri dünyada olmak istiyorlar, çıkmak istiyorlar ama onların özgürlüğünü kısıtlayanlar var hep. Onlar; o kuşu evlerinde beslemek istiyorlar kanatlanıp özgürce uçmasından, gözlerinin önünden gitmesinden korkuyorlar. O kadınlar da böyle yaşamaya alışıyorlar, kanatlanıp uçmak istediklerinde kanatlarının kesilmesini istemiyorlar çünkü. Bazılarımız ise daha şanslı ama iyi bildiğimiz bir şey var ki bir gün güvende miyim sorusuna evet demek için, gökyüzünden birlikte uçabilmek için sonuna kadar çabalamamız gerektiği. Bazı haklar bize altın tepsiyle sunulmaz, onları almak için dişimizi tırnağımıza takmamız gerekir. Biliyorum bunu kazanmak için çabalamamamız gerekirdi ama şartlara kızma evresini geçtiğimizi görüyorum artık amacımız gelecekteki kadınların güvende hissetmesini sağlamak. Bir gün bu soruya evet cevabının verilmesinin umuduyla...

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.