HANGİ DUYGUNUN ESİRİSİN?


Okuduğumuz şiirler, izlediğimiz filmler, veya dinlediğimiz müzikler... Hepsinin ortak bir noktası var: Aşk. Kimine göre; bu duygu o kadar kutsal ve masumdur ki; onu incitmeye bile korkarsın. Kimine göre de; aptallıktan, insanı esir almaktan başka bir şey değildir. Hangi düşünceyi savunursanız savunun, bu duygunun gücünü inkar edemezsiniz. Öyle sarıp sarmalar ki insanı yapmam dediğimiz ne varsa yaparız. Aynanın karşısındaki kişiyle ruhumuzda hissettiğimiz kişiyi birbiriyle örtüştüremeyiz.



Sevmek, sevilmek insani bir ihtiyaç elbette. Robotlardan farklı değilsek bu, duygularımız sayesinde. Ancak sevgiden ve aşktan öte bir duygu daha var: Güven. Güven; kendini karşındaki kişiye koşulsuz teslim etmektir. Bir bütünlüğün en temel parçası belki de...


Peki siz ilişkilerinizde hangi duygunun esiri oluyorsunuz?


İnsanlar her yerde gerçek aşkı arıyor, hayatının aşkıyla tanışmayı umut ediyor, peki aşkımız diye nitelendirdiğimiz karımıza, kocamıza ya da sevgilimize ne kadar güveniyoruz?

İlişkilerimizin temelinde aşk mı var yoksa güven mi?


Kimi zaman yanlış kişilere aşık oluyoruz hatta onun yanlış kişi olduğunu biliyor ve ona güvenmiyoruz ama aşığız işte delice seviyoruz(!) Bir sonuca varabilir miyiz? Ben böyle bir sonuca varanı henüz görmedim. Ne kadar seversek sevelim güvensizlik her ilişkinin hazin sonunu hazırlıyor.

Sevmeden, sevginin karşısında nasıl bir duruş sergileyeceğimizi bilemeyeceğiz.

Güvenmeden, güvenin önemini kavrayamayacağız.

Yanılmadan, yanlış yapmadan doğruyu seçemeyeceğiz.

Yanlış yapmaktan korkmamalıyız çünkü bütün doğrular yanlışların arkasında onu bulmamızı bekler. Tekrar sormak istiyorum; siz hangi duygunun esirisiniz ve bu duygunun esiri olmaktan mutlu musunuz?

97 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.