Hit Dalaşı: Bölüm 2

“Herkesin kayıp olduğu bu çağda kimse kimseyi aramaz.”


Yazının ilk bölümde bir çok durumu göz önünde bulundurarak yaptığım bazı gözlemleri açıklığa kavuşturduk. Yine hatırlatmak isterim ki; bunlar kendi tecrübeme ve edindiğim bilgilere dayalı yorumlardır. Yazılarımın içeriğini salt doğrular kabul etmemenizi temenni etmek ile beraber ikinci bölümün oldukça kısa olacağını şimdiden belirtmek isterim.

İlk bölümün sonunda kahramanımız arkadaşlarıyla beraber, pek ihtimal vermedikleri bir beste yarışmasını kazanmıştı.


Macera Devam Ediyor


Birincilik, benim ve arkadaşlarımın önünde bir meşruiyet alanı açmıştı. Kazandığımız sponsorlukla önce If- Performance’da sahne almış ardından yeni şarkımızın kayıtlarını gerçekleştirip Netd Platformu’ndan klibimizi yayınlamıştık. Meşruiyet alanı bizi belirli bir para ödemekten kurtarmıştı. Lakin bir bedeli vardı. Sponsorlukla iş yapıyorsanız projelerinizin mimarisi size ait olsa bile ortaya çıkacak işin eylemsel yönü sizin kontrolünüzde değildir. Sponsorun size tanıdığı sınırlar dahilinde hareket edersiniz.

Meşruiyet alanının bize sağladığı avantajlar da vardı. Kendimizi kanıtlamanın verdiği güçle Edirnefest’e de başvurmuş ve ön grup olmuştuk. Ardından bir Zorlu Konseri vermiştik. Yıl sonunda da yeni şarkımız klibiyle beraber yayınlanmıştı.


Heyecan içinde gelecek sonuçları beklemeye koyulduk. Çünkü devam edebilmemiz için sıradaki soyut basamak: Bağlamdan Koparma idi. Buna birazdan değineceğim. Müziği daha sonrasında durdurmamın nedeni bu basamağın gerçekleşmemiş olmasıydı. Yani halk beni tanımıyor, parçalarımı dinlemiyor ve paylaşmıyordu. Bir türev piyasam yoktu. Kısacası; ertesi gün yüksek ünsüzlük krizinden ölüp gitsem ne piyasada eksikliğimi çeken olurdu, ne de “Ya Oğuz iyi işler yapardı, yazık oldu!” diyen biri. Dram cümlesi gibi olmuş ama alakası yok tabii. Gerçek budur. Siz istediğiniz kadar iyi olduğunuzu düşünün, gerçek bunun tam tersini işaret ediyorsa değilsinizdir. Bitti. Yok efendim topluluklar kaliteden anlamaz, gerçek sanatçıların değeri sonradan bilinir falan hep laga luga! 15. yy’da yaşasak, internet, telefon, bilgisayar olmasa hadi kabul ederim de şu çağda… Bence insanlar o kadar da salak değiller. Neyse konumuzu kapatalım artık.


Kısacası: Siz her ne kadar var olmayan meşruiyet alanlarını elde etseniz bile bu size sadece belirli bir noktaya kadar ivme verir. Bundan sonraki aşama topluma mal olma aşamasıdır ve icra edilen herhangi bir şeyin topluma yayılabilmesi için de bağlamından koparılması gerekir.

Bağlamdan Koparma


“İlk şarkılarımı dinlemiş olan o ruhlar birazdan söyleyeceklerimi duymuyorlar artık.

Yok olup gitti o eski dost topluluğu ve ne acı ki, ah!

Uzaklaşarak kayboldu o ilk şarkımın yankısı.

Alkışları bile beni korkutan, tanımadığım bir topluluğa sesleniyor şarkım.

Ne var ki, şarkımın hala yaşıyor olması, yolunu şaşırarak dünyaya yayılması keyif veriyor.

Çoktandır unutmuş olduğum bir özleyiş uyanıyor içimde.

O sessiz ve ciddi ruhlar alemine gitmenin zamanı geldi.

Fısıltılı şarkımın belirsiz seslerle havada yayılmasıyla bedenim titriyor.

Göz yaşlarımın akışını durduramıyorum.

Acımasız yüreğim katı değil, yumuşak!

Sahip olduğum şeylerin nasıl uzaklaştığını görüyorum.

Kaybolmuş şeylerin ise yanıbaşımda birer gerçek olduğunu.”


Faust’dan bir alantı ile dramatik bir giriş yapmak istedim. Beni daha havalı gösterir diye düşündüm ama “Ulan Oğuz senin şarkılarını bile dinlemiyoruz! Fikirlerini okuyan mı var? Yerler senin havanı!” dediğinizi duyar gibiyim. E haklısınız.


Bağlamdan koparma; icra edilen bir şeyin, kendisinden çok daha önce topluma sunulmuş, ilk sunulduğunda farklı algılandığı için önemsenmeyen fakat zamanla temsilcilerinin çoğalması ve yeni nesillerin katılımıyla birikim haline dönüşmüş işlerin bir tepe noktasına ulaştıktan sonra bir anda saçılarak toplumun normu haline dönüşmesini sağlayan aracı faaliyettir. Bu tepe noktasındaki saçılmaya neden olan patlamaya (faaliyete) bağlamdan koparma denir. Bu inanılmaz yorucu ve sıkıcı tanım bana aittir arkadaşlar. Hiçbir bilimsel temeli yoktur. Tamamen “Ulan şuna wikipedia gibi bir tanım atsam kaç like gelir?” mantığıyla yazılmıştır. Bağlamdan koparmaya net bir örnek verelim: Rap müziğin piyasaya hakim olması ve Ezhel’in yükselişi.


Rap Müzik, bir anda cart diye ortaya çıkmış bir şey değil. Yıllardır, ‘underground’ olarak tabir edilen bir piyasada kendi küçük kitlesiyle emekleye emekleye büyümüş, yeni jenerasyonların katılımıyla da çoğalarak bir tepe noktasına ulaşmıştır. Ezhel’in bu kadar popüler olmasının altında yatan neden ise bu piyasaya daha farklı bir yaklaşım sunması, alt yapılarında R&B denemesi, autotune kullanması ve en önemlisi tüm bu faktörleri doğru şarkılarla buluşturması oldu. Şarkılarının kalitesi türev piyasaları bile(bir önceki yazıda bundan bahsettim) hareketlendirmiştir. Burada türev piyasaya verilebilecek en iyi örnek şüphesiz Zeynep Bastık’dır. Bu kötü bir şey değildir; aksine her iki tarafa için de yararlıdır. Bir şarkıcı türev piyasası(yani onun şarkılarını coverlayarak ünlü olan kişiler ya da belirli bir türe ait paylaşım yapan sayfalar) kadar güçlüdür. Hem o kişileri piyasaya kazandırır hem de o kişiler ile beraber kendi ürününü hiçbir harcama yapmadan, pasif bir şekilde yeniden halka sunar. Bağlamdan koparmaya bir örnek de Ezhel’in yargı makamı önüne getirilmesidir. Bu, toplumda ters bir şekilde algılanmış ve Ezhel’in, onunla hiç alakası olmayan insanlara dahi şarkı olarak olmasa bile isim olarak ulaşmasını sağlamıştır. Rap piyasası da, Ezhel’i sevsin sevmesin, arkasında durmak zorunda kalmış ve bu da ünlü rapçiyi bağlamından kopararak bir simge haline getirmiştir. İşte bu yüzden hit yapmak pek önemli değildir, önemli olan hit olmaktır. Ne dedim ben şimdi? Bu ne lan? Arka Sokaklar introsunda “Yaşamak da ölmek de ekip işidir, yaşamak da, ölmek de,”diyen Rıza Baba gibi hissettim kendimi. Neyse toparlıyorum.


Bilimsel Açıdan Beyne Kendini Dinletebilecek Bir Ritim (ilk yazıda bahsettim) + Var Olmayan Meşruiyet Alanını Kazanmak + Bir Çok Faktörün Bir Araya Gelmesi (Şans) + İttifaklar Kurmak (Piyasada icra ettiğiniz müziğin temellerinin daha önce atılmış olması ve bunu yapan diğer kişilerin bulunması) + Türev Piyasaların Sizi Desteklemesi (Şarkılarınızı coverlamaları ya da alternatif sayfalardan paylaşmaları) + Bağlamdan Koparmak (İçinde bulunduğunuz ortamda göz önüne gelmenizi sağlayacak, ya müzik de ya da toplum nezdinde, bir yaklaşım) = Hit Yapmak/Olmak


Çok daha detaylı bir şekilde anlatabilirdim; fakat yapmadım. Takdir edersiniz ki çok sıkılıyorum, bir de ne önemi var ki? Ciddi ciddi beni okuyup, takip eden ve bu iki bölümlük aşırı sıkıcı seri hakkında sorusu olanlar varsa beş dakikalığına youtube’a girsinler, iki saat sonra youtube’dan çıktıklarında akıllarındaki soru hala orada duruyorsa yorumlara yazsınlar falan filan.


Not: Yazının başındaki alıntı bana aittir. Beğendiyseniz kendi sözünüz gibi ortamlarda satabilirsiniz.


S O N

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.