İKİZ KARDEŞİM HOLOGRAM

Çoğu insanlar gibi bizlerde eşimiz benzerimiz olmadığını düşünürüz. Aslında bir bakıma öyle denilebilir çünkü bu küçük dünyamızın üstünde 7 milyar küsür insan bulunmakta ve bu insanların hepsinin birbirinden farklı özellikleri var. En basit örnekse parmak izlerimiz, dünya üzerindeki bütün insanların kendi kimliklerini belirleyen iz; parmak izi. Ancak günümüzde teknolojinin geldiği seviye kişinin bire bir kopyasını oluşturabilecek durumda.

Yaşadığımız dünyada bir de sanal dünya diyeceğimiz bir boyut var bu sanal dünyaya aslında bir ayna diyebiliriz. Bu aynanın diğer yüzünde sizin birebir sanal halde olan ve hologram adı verilen bir kopyanızı yapmak mümkün.



Şimdi, 'Neymiş bu hologram?' diye soracak olursak, ilk önce holografiden bahsetmemiz gerekir. Holografi, lazer ışınlarına dayanılarak gerçekleştirilen üç boyutlu görüntü işlemine verilen addır. Uzayda bir cismin varlığına ait bilgi bize genellikle ses veya ışık dalgaları halinde ulaşır. Holografi, cisimlerden gelen dal­galardaki bilgileri belirli bir şekilde depo edip, bu bilgide hiçbir kayıp olmadan tekrar ortaya çıkartmayı sağlayan bir tekniktir.

Tekniğe Holografi adını bu konuda ilk çalışmaları yapan Dennis Gabor vermiştir. Yunancada holos, bütün anlamına gel­mektedir. Hologram, bir cisimden gelen dalgaya ait toplam bilgiyi yani hem genlik hem faz değerlerini kaydeder. İstendiğinde bu kayıt ortamından orijinal dalga yeniden elde edilir. Anlaşılacağı üzere aslında hologramın bir holografi tekniği olduğunu görüyoruz. Holografi, normal fotoğraf tekniğinden bazı farklılıklarla ayrılır. Her ışık dalgasının üç özelliği vardır: Dalga yüksekliğiyle tanımlanan şiddeti, dalgaboyu uzunluğuyla tanımlanan rengi ve doğrultusu. Gümüşlü levha üzerine çekilen ve siyah beyaz fotoğraflarda, ışıktaki şiddet değişiklikleri kaydedilirken, renkli fotoğraflarda dalgaboyu değişiklikleri de kaydedilebilmektedir. Hologramdaysa, ışığın şiddetiyle birlikte, ışık dalgalarının doğrultusu da kaydedilerek bir cismi üç boyutlu görmemiz sağlanır. Bu, tek renk hologramlar için geçerli olsa da renkli hologramlar için ışığın her üç özelliği de kaydedilmektedir.


Şimdi ise günümüzde ve geçmişteki kullanım alanlarına bir göz gezdirme vakti.

Hologram kullanım alanları üç boyutlu görüntülerin etkileyici güzelliğinin çok ötesine ulaşmıştır. Holografi ile oldukça kapsamlı bilgi depolama sistemleri oluşturma olanağı bulunmaktadır. Yazılı bir sayfanın her noktasında yansıyan ışık hologramdaki her noktaya ulaştığından birkaç dalga boyundan daha büyük bir film karesinin her bölgesi daha az ayrıntılarıyla da olsa bütün bir sayfayı yeniden oluşturabilir. Ayrıca, birbirini izleyen sayfaların art arda hologramları kalın fotoğraf film tabakası içerisinde yapılabilir. Her sayfanın pozlandırılma işlemi biraz farklı bir açıyla yönlendirilmiş bir kılavuz ışınına yapıldığında, elde edilen hologramı belli bir açıdaki ışık ile aydınlatarak uygun bir noktadan sadece istenen sayfa görülebilmektedir. Bir sanat müzesindeki bütün tablolar bu şekilde sırayla ve gerçekten çok küçük bir alan içine yüksek bir doğrulukla kaydedile bilmektedir.

Diğer bir kullanımı ise aynı cismin aynı film üzerine ardışık iki zamanda iki ayrı hologramının yapılabilmesidir. Eğer cisim hologramların çekildiği anların arasındaki zamanda biraz hareket ettirilirse, (sabun köpüğünün iki yüzeyinden yansıyan ışığın yaptığı gibi) iki görüntü birbirleriyle girişim yapar. Hologramın yapımında oluşturulan girişim ve karıştırılmaması gereken bu girişim deseni, başka bir şekilde görülmesi mümkün olmayan hareketin ayrıntılarını ortaya çıkarır. Benzer şekilde havadaki yoğunluk değişimleri de aynı hologramın üzerine havanın iki ardışık görüntüsünün oluşturduğu girişim kaydedildiğinde, gözle görülebilir hale gelebilmektedir. Bu yöntem sayesinde bir mumun ısıttığı hava veya bir uçağın ürettiği şok dalgaları üzerinde çalışmalar yapılabilmektedir.


Geçtiğimiz günlerde Sivas Kongresinin 100. yılından dolayı Lazer animasyonu ve Hologram kullanılarak bir gösteri hazırlanmıştı.



44 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.