HOMO SAPİENS


Dünya tarihini oluşturan hikayeleri anlatmadan önce, şunu sormakta yarar var: İnsanlık nerede başlar?


Homo Sapiensler, ilk insan benzeri varlıklar olan insansılar grubunun bir parçasıdır. Homo latincede insan, Sapiens ise akıllı, zeki anlamına gelmektedir. Şu anki insan türü olan Sapiensler 100.000 yıl öncesinden günümüze kadar gelen tek insan türü, yani BİZİZ! Günümüze kadar gelen tek tür diyorum çünkü; Homo Sapiensler haricinde daha birçok insan türü var olmuş olsa da günümüze ulaşamamışlardır. Homo Erectus, Rudolfensis, Ergaster, Antecessor, Heidelbergensis ve Neanderthalensis (Neanderthalensis'lerin DNA'sı ile modern insanın DNA'sı, %99.5 oranında aynıdır) insan türünün evrimleşmesinde önemli bir paya sahip olsalar da zaman içinde yok olmuşlardır.


Önceden birçok insan türü olmasına rağmen, bunlardan yalnızca Homo Sapienslerin hayatta kalması bilim insanlarını teoriler kurmaya teşvik etmiştir. Yemek bulma problemi, iklim değişikliğine ayak uyduramama ve volkanik patlamalar bu teorilere örnek olarak verilebilir.




Asıl konumuz olan Sapienslere geri dönelim. Evrim teorisine göre 200.000-300.000 yıl önce ilk insansı atalarından evrilen Sapienslerin yapılan arkeolojik kanıtlara dayanarak, Doğu Afrika'da ve Güney Afrika'da diğer primatlardan (bütün maymun türlerini ve insanları da kapsayan memeliler takımı) ayrılarak Avrupa'ya ve Asya'ya yerleşmeye başladıkları düşünülüyor.


Peki atalarımız neden evlerini terk etmeye kara verdiler? Bu soruya cevap olarak, yukarıda diğer türlerin yok olma sebeplerine verdiğimiz cevapları (gıda kıtlığı, iklim koşulları) sayabiliriz. Tek fark Sapiensler bu yaşam mücadelesinde başarılı oldu ve modern insana evrimleşti.

ADAPTASYON VE DOĞA ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ


İnsanlar, Afrika'dan daha soğuk iklimlere göç ettiklerinde, hayvan derilerinden kıyafetler yaptılar ve kendilerini sıcak tutmak için ateşi buldular. Genelde tüm kış boyunca ateş yaktılar. Mızrak, yay ve ok gibi gelişmiş silahlar, insanların büyük memelileri öldürmelerine olanak sağladı. İklimlerin değişmesiyle birlikte bu avlanma metotları; mamut, dev kanguru ve mastodon gibi kara memelilerinin soylarının tükenmesine neden oldu. Memeli hayvanlarının sayısının azalması sonucunda avcıların avlayabileceği hayvan sayısı azaldı.

İnsanlar, hayvanları avlamanın ve kendilerini koruma amacıyla öldürmenin yanı sıra, yarı kalıcı yerleşimler inşa ettiklerinde dünyanın kaynaklarını da yeni şekillerde kullanmaya başladılar. İnsanlar göçebe yaşam tarzından yerleşik hayata geçmeye ve orada doğal kaynakları kullanmaya başladılar. Yarı kalıcı yerleşimler, yerleşik toplulukların ve tarımsal uygulamaların gelişmesinin temelini oluşturacaktı.


82 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.