İNSANLAR NEDEN TEK BİR DİLİ KONUŞMAZ?



Çoğu zaman hepimiz merak etmişizdir bunu. Neden azınlıklar veya uluslar keskin farkları olan dilleri konuşmakta, tam olarak bilinmese de bunun farklı nedenleri olduğu düşünülmekte. Mesela dillerin hiç mit ve mitolojiye dayandırıldığını duymuş muydunuz? Muhtemelen hayır. 


Diller; insanların hareketlerini ve davranışlarını sembolleştiren yapıtlar olmalarının yanı sıra ait oldukları toplumların tarihi ve sosyolojik özelliklerini de yansıtmaktadırlar. Tarih dersinde birçok kez Babiller ve Kral Babil'in asma bahçelerini duymuş olmalısınız, işte bu bahçelerin de gizemli bir yönü vardır. Anlatılan efsane, mitlere göre: Yapıldığı tarihte insanların gelip ibadet ettiği bu kule Tanrı'ya ve aynı zamanda o dönemdeki mistik güçlere ulaşmanın bir aracı olarak görülür. Aynı zamanda tanrının yılın belli dönemlerinde insanlara gözüktüğü ve bu nedenle insanların toplandığı kule, her yıl olduğu gibi yine ihtişamıyla göz kamaştırırken; bir gün o vakte kadar tamamen aynı dili konuşmakta olan insan evladı büyük bir felakete uğruyor, Tanrı insanların kendini beğenmişliğine ve böbürlenme duygularına kızıyor ve insanların konuştuğu dili karıştırarak birbirlerini anlamalarını engelliyor. Bir diğer efsane ise birçok dini ve teolojik kitaba konu olmuş Büyük Tufan. Tufan sırasında selden kurtulmak için gemiye binen kişilerin hepsi farklı dili konuşuyor oluyor, her biri gemi karaya oturduğunda dünyanın farklı bir ucuna yayılıyor; yeni dilleri ve kültürleri oluşturuyorlar. Aynı zamanda Kuzey Amerika yerlilerine göre ise tanrının insanların yayılabilmesi için dilleri çeşitlendirdiği anlatılagelen bir hikaye. Yunan Mitinde ise Zeus'un oğlu Hermes babasını kıskandırmak amacıyla dilleri çeşitlendiriyor ve yeni toplumlar yaratıyor.


Dillerin çeşitliliğinin mit ve mitolojik inanışların dışında dayandırıldığı farklı teoriler de az değil. Örneklendirmek gerekirse dillerin, dil yapılarının ve fonetik ağız yapısının; insanlar arasında doğal seçilim ile galip gelmiş bir grubun Afrika’dan diğer kıtalara doğru başlattığı göç ile şekillenip günümüze kadar geldiği düşünülmekte. Bu adaptasyon ve elimine etmenin verdiği üstünlüğün ilginç tarafı ise, bundan elli bin yıl önce bu grubun kendi aralarında bir dil oluşturup bunu kullanmayı keşfettiklerinin düşünülmesi. Irk incelemeleri ve ırklar üzerinde yapılan araştırmalar herhangi bir dili inceleyerek, iki milletin arasında akrabalık bağı arama olasılığını çürütüyor: Çünkü aynı dil ailesinden gelmekte olup birbirinden tamamen alakasız olan topluluklar bu tezi çürütmek için canlı birer kanıt oluşturuyorlar. Şu an tam olarak bilinmese de gelecekte bu alanda elimizde daha fazla bilgi olacak.


Bundan sonraki nesiller hangi dili konuşacak, ne yapacak; yapay zeka, küreselleşme ve dijitalleşmenin ele aldığı nesiller nasıl yaşayacak? Gelecek olgusunu bilmesek de, bunları belki göremesek de yaşam bizden daha hızlı olursa biz de göreceğiz.



75 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.