KAFATASIMIZDAKİ EVREN: BEYİN


Günlük yaşantımızın koşuşturmasında vücudumuzun en önemli çalışma parçalarından biri olan müthiş kontrol mekanizmasının farkında mıyız? Ani irkilmelerimiz, duygusal tepkilerimiz, diğer insanlarla iletişimimiz dahası bizim farkına varmadan gerçekleştirdiğimiz gözümüzün milimetrik hareketleri bile bu mekanizma tarafından kontrol edilmektedir. Peki biz aslında kendimizin bir parçası olan beyin hakkında ne kadar şey biliyoruz? Beyinin yapabileceklerinin bir sınırı var mı? Karşımızdaki kişinin beyninde oluşturulan düşünce ve duygular telepatik yöntemlerle tespit edilebilir mi? Beyin gibi bir süper mekanizmadaki bilgileri bizim aciz bilgisayarlarımız tespit edip depolayabilir mi? Bu soruların ve daha fazlasının cevaplarını irdeleme zamanı.


Beyin insan vücudundaki en karmaşık organ ve muhtemelen bu evrende mevcut olan en karmaşık oluşumdur. Dünyadaki en mükemmel insanının yarattığı harikalar insan beyninin bir sonucudur ve bu sonuç insanı şaşırtıcı yapan en önemli özelliktir. İnsan beyninin karmaşıklığı, kişinin sevdiği anıları güvenle saklayan bir depo görevindedir. Bir insanın karakteri en fazla beyin tarafından etkilenmekle birlikte kişiye; merak, hareket ve duygu veren insan zihni, kişinin karakterini meydana getirir. Merkezi sinir sistemi için bir komuta merkezi olan beyin, insanlara bol miktarda fiziksel ve zihinsel yetenek sunar. Milyonlarca hatta trilyonlarca sinir hücresi olan nöronlardan, besleyici glia hücrelerinden, elektriksel iletimi güçlendirmek amacıyla miyelin kılıf oluşturan schwann hücrelerinden meydana gelen bu yapı düşündüğümüzden çok daha karmaşıktır. Duyu organlarından gelen bilgi beyinde toplanır, beyinde bu bilgi doğrultusunda organizmanın yapacağı hareket belirlenir. Beyin kendine gelen veriyi işleyerek çevrenin yapısına dair çıkarımlar yapar. İşlenmiş bu bilgiyi kişinin o anki ihtiyaçlarına dair bilgi ve geçmişe dair anılarla birleştirir. Bu işlemlerin sonucu doğrultusunda hareket örgüleri oluşturur. Bu kadar kolay tanımlanabilir gibi gözükse de sinyalleri işleme süreci çok sayıda farklı işleve sahip alt sistem arasında karmaşık bir etkileşim gerektirir. Bu etkileşimler öylesine hızlıdır ki milisaniyelerle ölçülmektedir. Tam anlamıyla inanılmaz!

Diğer bir şaşırtıcı bilgi ise insan beyni, merkezi sinir sisteminin merkez komutası olarak görev yapmasına rağmen, insan vücudunda sinirlerden yoksun tek organdır. Bu basitçe, insan beyninin acı hissetmediği anlamına gelir. Dolayısıyla bu hisler duyu uçları tarafından alınır beyinde yorumlanarak acı hissine dönüşür. Eğer beynimiz açıkta olsa ve bir iğne batırıyor olsaydınız hiçbir şey hissetmezdiniz. Çünkü bahsettiğimiz gibi beyinde acı reseptörleri bulunmamaktadır.

Bir diğer bahsetmemiz gereken nokta ise bir beynin günde yaklaşık 50.000 düşünce ürettiğine inanılması. Ancak çoğu insanda bu düşüncelerin yüzde 70’inin negatif olduğu tahmin edilmektedir. Her yalnız kaldığımızda aklımızda bin bir karamsar düşüncenin döndüğünü göz önünde bulundurursak bu tahmin büyük oranda doğrudur. Nöronlar arasındaki elektriksel etkileşimin bu düşünceleri oluşturduğunu hatırladığımızda gözümüzün önünde inanılmaz derecede süper bir çalışma mekanizması ortaya çıkıyor.

Telepati demiştik. Peki ne bu telepati? Telepati ya da uzaduyum, bireyler arasında bilinen beş duyunun yardımı olmaksızın gerçekleştiği ileri sürülen bilgi aktarımıdır. Bir başka deyişle, telepati parapsikolojide incelenen paranormal bir yetenek olup, bireyler arasında duyular-dışı algılama yoluyla düşünce, fikir, duyum veya imajların aktarılmasını sağladığı ileri sürülen tesir irtibatıdır. Telepatide, alıcı ve verici olmak üzere en az iki kişi vardır. Tesiri gönderen ya da düşüncesini yayan, gönderen kimseye verici (agent), gönderileni almaya çalışan kişiye alıcı denir. Telepati yeteneğine sahip bazı "alıcı" telepatların diğer insanların zihinlerini okuma yeteneği oldukları söylenir. Telepati psikokinezi ile birlikte parapsikolojik araştırmanın iki temel araştırma alanını oluşturur. Bu alanda telepatiyi tam anlamıyla keşfetmek ve anlamak üzere sürdürülen birçok araştırma vardır. Telepatinin nasıl, ne yolla gerçekleştiği hakkında çeşitli varsayımlar ortaya atılmışsa da, henüz kesin bir sonuca ulaşılamamıştır.

Bunca özelliği bir anda barındıran, akılalmaz bir şekilde çalışan bu organın gizemi hala yeterince çözülememiştir.Bilim insanları evrendeki yıldızlarla ilgili, beyin organından çok daha fazla ve detaylı bilgiye sahip olduklarını sık sık açıklamaktadır. Peki biz de bir gün kafatasımızın içindeki evreni çözebilecek miyiz?

102 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.