Yaşamlar Arası "Karma"

Yaşamlar arası kendini gösteren bir yasa: Karma yasası.

İnsanları şanslı ya da şanssız diye kategorize ederken bu kategorize edişimize karşı, şansa pek ihtimal vermeyen karma yasası; daha önceki yaşamımızdan veya mevcut yaşamımızda gerçekleştirdiğimiz eylemlerin ölçüsüne göre sonuç aldığımız iddiasındadır. Karmayı pürüzsüz bir ayna olarak düşünebiliriz, nasıl ki pürüzsüz bir aynaya ne gösterirsek yansımasında da gösterdiğimiz ile karşılaşıyorsak, karma yasasında da gösterdiğimizi görüyoruz. Karma sayesinde sadece iyi eylemlerimizden, düşüncelerimizden değil kötü eylemlerimiz ve düşüncelerimizden de etkileniyoruz.


Eylemlerimizin neticeleri ile bir sonraki hayatımızın yazgısını tercihlerimiz ile şekillendiriyoruz. Karma yasası ile ilahi bir güç olmaksızın kendi kendimizi değerlendiriyoruz.


İnsanlar; evreni ve yaşamlarını anlamlandırırken, herkesçe uzlaşılmış "iyiyi" yaygınlaştırmak ve mevcut olan iyi'yi korurken "kötü" diye kabul göreni alt etme, ihtiyacından doğmuş bir inançtır. Karma yasasının tarihine bakıldığında ise tarihin netlik kazanmadığını görüyoruz. Yasanın ilk izlerine, Mısır'da bulunduğuna dair söylentiler olsa da Yunan ve Hint kültüründen geldiği de düşünülmektedir.


Milattan önce 450'li yıllarda yaşayan Pisagor'un düşünce sisteminde kendini gösteren karma yasası, günümüze kadar gelen bir rivayete göre; dövülen bir köpeğin acı dolu feryadını duyan Pisagor, köpeğin acı dolu seslerini ölen arkadaşının sesine benzetmiş. Bu olay üzerine kendisinin bir yanılsama içinde olabileceğine hiç ihtimal vermeyerek ölen arkadaşının ruhunun köpek ile bedenlendiğine inanmıştır.


Karma yasasına dair bir başka kaynak ise Platon'un Phaedrus diyaloğu kısmında mevcuttur. Bahsedilen diyalogda insan ruhunun gerçeği kavrayabilme bilincine göre mevcut bedenin ölümü sonrasında ölümsüz olan ruh, uygun bedenlerle yeniden yaşama başladığından bahseder:


● Hakitati birinci derecede kavrayabilen ruh, bir sonraki yaşamında filozof veya sanatkar olarak bedenlenir.

● Hakikatı ikinci derecede kavrayabilen ruh, yeni yaşamında kral, savaşçı veya efendi olarak bedenlenir.

● Hakikati üçüncü derecede bilinçleyen ruh, politikacı veya tüccar olarak bedenlenir.

● Hakikati kavramada en düşük derecede olan ruh, 'Despot Kral' olarak bedenlenir.

● Hakikatten bihaber olan ruh ise Platon'a göre hayvan bedeninde kendisine yer bulur.

Platon; ruh sınıflamasını, hakikat bilincini temel alarak yapmıştır. Örneğin Pisagor'un arkadaşı, bu sınıflandırmaya göre yaşamında hakikatten bihaber olduğu sonucu çıkıyor.

Karma yasası, reenkarnasyona dayanır, bu yüzden de ahiret inancı olan dinlerde kabul görmemiştir. Çünkü karma yasasına göre insan, cennet ve cehennemini kendisi şekillendirir. İlahi bir güç olmaksızın insan bir sonraki hayatını düşünerek eylemlerinde tercih yapar ve neticesini göze alır. Karma sadece insanın hayatında değil, evrende de mevcuttur. Evrenler arasındaki bağın da bir neden-sonuç ilişkisi içinde olması, evrenin gidişatında da karmanın etkili olduğunu gösterir. Evrensel karmaya bir örnek verecek olursak mücadele içerisinde olduğumuz; pandemi, savaşlar gibi toplumsal olaylar evrensel karmanın bir sonucudur.


Kendi yaşamlarını ve geçmiş yaşamlarında yaşadıkları olayları karmaya dayandırıp yasaya inananlar, yaşadıklarının karşılığı olarak karşılaşacağı sonuçları düşünüp bir plan ve program oluşturabilirler. Buna "Karmik Plan" denir. Karmik plan ile yaşam sürdürdüğümüz evreni ve şahsi hayatımızı, karmanın kendiliğinden işleyen fonksiyonundan kurtarabiliriz.


Gerçekleştirdiğimiz eylemleri er ya da geç kendimizde deneyimleme düşüncesi korkutucu gelse de bu düşüncenin bizi ve evreni iyi'ye ittiğini söylemek kaçınılmaz. Toplumsal ve bireysel iyiliği korumak için karma yasasını göz önünde bulundurmak:

Şu an'ımızı anlamlandırabilmemizi,

yaşamımızın geri kalanını ise şekillendirebilmemizi sağlar.

167 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.