KENDİMİZE AYRILAN ZAMAN

Gün geçtikçe değişen insan hayatında; artan yoğunluklar, vakit sıkıntısı, oradan oraya savrulma hali, bir şeylere ulaştıkça bitmeyen -hatta daha çok artan- isteklerimiz.

Kimine göre her şey güllük gülistanlıktı, kimininse çeşitli dertleri vardı. Tüm insanlar bir şekilde hayatına devam ediyorken birden bir virüs çıktı ortaya: Coronavirus! Hem de öyle bir şeydi ki bu, hapsolduk, evlere tıkıldık kaldık bir anda. O yoğunluğu asla azalmayan hayatımız bir anda hiç kalmadığı kadar boşlukta kaldı.



Virüs olayını idrak etmeye çalışırken, bir anda evlerde kalmamız gerektiğini de anlayabilmek fazlasıyla ani oldu bizim için. Kimi 9-5 mesaisindeydi, kiminin vizeleri yaklaşıyordu, kimi hamileydi, kimi ise hastaydı belki. Her nerede olmamız gerekirse gereksin bir anda her şey değişti ve biz, evlerimizdeyiz (olmalıyız). 1 gün geçti, 2 gün geçti, günler geçtikçe geçmeye başladı. Peki bunun bir sonu olacak mı? Bu virüsün yarattığı durum ortadan kalkacak ve tüm dünya hayatına kaldığı yerden devam edebilecek mi? Dünyanın farklı yerlerinde başlangıcı farklı olsa da biz ülke olarak neredeyse son 1 hafta 10 gündür bunun etkisindeyiz ve ne yapacağımızı bilemiyoruz. Bildiğimiz bir şey varsa o da öncelikle evlerimizde durup, gerekmedikçe dışarı çıkmamak ve tüm bunlar esnasında sürekli bedenimizi hijyenik tutmak.


Öyle ya günler geçti ve geçmeye devam edecek gibi. Gün içinde belki dizi-film izliyoruz, kitap-dergi okuyoruz veya farklı meşguliyetler bulmaya çalışıyoruz. Şu son günlerde ertelediğimiz şeyler kabarıyor belki aklımızda. Evdeyken de gayet halledebileceğimiz ama o bir türlü bitmek veya azalmak bilmeyen yoğunluğumuzdan ötürü zaman ayırmadığımız veya ayıramadığımız işler, uğraşlar hatta belki hobiler. Son yazdığım kelime hobiler, evet hobiler. Bir insan günlük yaşantısında hobisiyle ilgilenemiyorsa yine de o şeyin onun hobisi olduğunu söyleyebilir miyiz? Mantıklı olur mu bu? Tam zamanlı evde yaşayan insanlar olduk ve pek çok şeyi düşünmenin belki de tam zamanı! Bu virüs ortaya çıkmadan nasıl bir yaşantımız vardı? O yaşantıda neler eksikti? Şu an nasıl bir yaşantımız var? Peki ileride nasıl bir yaşantı bizi bekliyor? Tüüüm bunları düşünecek o kadar çok vaktimiz var ki bugünlerde. Düşünememek için mazeretimiz de yok bu sefer.

Bu yazımı hem biraz dertleşmek için, hem de son zamanlarda hepimizin ortak bir sorunu olan bu virüslü günlerde biraz farkındalık yaratmak istediğim için yazıyorum.



Ne zaman biteceği belli olmayan bir sürecin içindeyiz ve en azından hepimizin şu anki yaşantısı birbirine benziyor. Hepimiz evimizdeyiz ve elimizde bolca vakit var: ertelediği uğraşlarla ilgilenmek için, ailesiyle bolca zaman geçirebilmek için, sevdikleriyle haberleşebilmek için ve ‘Bir ara yaparım’ ile başlayan tüm cümleleri gerçekleştirebilmek için. O yüzden bu yazıma ulaşan herkesten ricam: Lütfen bu sefer de ertelemeyin ve kendinizle ilgilenin. Sizi siz yaptığına inandığınız her ne varsa onlara bolca zaman ayırın gün içinde. Hatta şunu da düşünün: bu günler geçip gittiğinde ve rutin yaşantımıza devam ettiğimizde, bu tamamen boşken ilgilendiğimiz ve bizi mutlu eden şeylere rutin yaşantımızda bunlara nasıl yer verebiliriz bir düşünelim...

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.