KOMPLİKE KAVRAM: ZAMAN


Nedir bu zaman?


Konu hakkında binlerce çalışma yapıldığını hepimiz bir şekilde duymuşuzdur. Aziz Augustinus’dan Kant’a, Aristoteles'den Newton’a, Einstein’a kadar birçok filozof ve bilim insanı zaman kavramı üzerine düşünmüş ve yazmış, birçoğumuz da birbirinden farklı düşüncelerle zamanı ele almış veya aklımızdan zamanın akışıyla ilgili düşünceler geçirmiş olsak da bence düşüncelerimizde belirsizliğini koruyan en önemli kavramlardan biri: Zaman. Belirsizliği nedeniyle kavramı açıklığa kavuşturmanın zor olmasının yanı sıra insandan insana zaman olgusunun değişebilirliği de bu konu hakkında nesnel bir yargı oluşturmayı zorlaştırıyor. Buna rağmen en genel anlamda zaman kavramının bizim için “dün-bugün-yarın” üçlemesinden oluştuğunu söyleyebiliriz. Günlük hayatımızdaki planlamalarımızı da bu kavramlar üzerine yaparız. Fakat söylediğim gibi insandan insana zaman olgusunun değişmesinin yanında kültürden kültüre bile değişiklik göstermekte. Örneğin Amerika’da küçük bir popülasyon halinde yaşamlarına devam eden Pueblo Kızılderili halkının zaman kavramının genel geçer anlayışımızdan oldukça farklı olduğunu söylemek mümkün. Bu halkın konuştuğu dil içerisinde geçmiş, gelecek ya da şimdiki zamanı tarif eden herhangi bir sözcük ya da kavram bulunmuyor. Amazon’da yaşayan Piraha halkını da diğer bir örnek olarak verebiliriz. Piraha halkının kültüründe de gelecek kavramı bulunmuyor. Yani yalnızca şimdiki zamanı tanımlıyorlar. Hatta ”gelecek” konseptini belirtecek herhangi bir kelime de bilmiyorlar. Zaman, anlaşılması oldukça güç ve değişebilir olduğundan üzerinde çok fazla fikir yürütülmüş bir kavram.


Zaman kavramı hakkında ilk çağdan beri binlerce fikir ortaya atılmıştır. Zaman insanlığın var oluşuyla da birebir alakalı bir olgudur. İlk çağ filozoflarından bildiğimiz Platon (İslam dünyasında bilinen adıyla Eflatun) ve öğrencisi Aristotales zaman kavramı hakkında fikirlerini ortaya atmışlardır. Platon zamanı sonsuzluğun bir resmi ya da gölgesi olarak anlar. Oluş, zamandan ayrı düşünülemez. Evren, varoluş ve tekrar yok oluş bağlamında zamansaldır. Platon’a göre varlık, Demiurg’un ilk olarak zamanı ve evreni yaratmasıyla ortaya çıkar. Platon’a göre zaman, idealarla değişim dünyası arasında bir aracılık görevi görür. Platon zamanı öz (asıl)- gölge ilişkisine göre temellendirmektedir. Platon’un aksine Aristoteles zamanı öncelik ve sonralık bağlamında hareketin sayısı ve ölçüsü olarak tanımlar. Sınırsız zaman, bağlantılı bir yapıya sahip olup, döngüsel hareket içinde ölçülebilen bir şeydir. Platon sonsuzluktan hareket edip, oluşa ulaşırken; Aristoteles oluş ve dolayısıyla hareketten kalkıp sonunda sonsuzluğa göndermede bulunmaktadır. Aristoteles’e göre geçmiş ve gelecek zaman (bunlar zamanın birer modu olmayıp, onun parçalarıdırlar) sağlam bir yapıya sahip değildir. Bu anlamda zaman aslında varolmayan parçalardan müteşekkil gözükmektedir ve durum böyle olduğunda varlıktan elde edilen bir kavram gibi durmamaktadır. Aristoteles’in zaman anlayışının temel noktasını şimdi (nun) kavramı oluşturur. Şimdi zamanın özünü anlamada anahtar role sahiptir. Şimdi’nin en önemli fonksiyonu, parçalardan oluşan zamanın sınırını oluşturmasıdır. Şimdi bir sınır olarak geçmiş zamanı gelecek zamandan ayırır. Şimdinin kendisi parçalanan zamanın sınırını oluştururken bizzat kendisi zamanın bir parçası değildir.


Felsefik anlamda zamanla ilgili bu tarz düşünceler varken, klasik fiziğin babası Newton'a göre uzay ve zaman süreklidir. Kuantum fiziğinde süreksiz ve kesiklidir. Bu bakımdan klasik fizikte nesnelerin özellikleri sürekli birer değişkendir. Oysa ki Kuantum Fiziğinde tüm bu değişkenler süreksiz olup ani sıçrayışlarla bir durumdan diğerine geçiş olur.Klasik fizikte zamanla ilgili Newton’un ortaya attığı fikir ve beraberinde Einstein’ın zaman kavramı için köklü bir değişikliğe yol açan zamanın göreliliği teorisi ön plana çıkmıştır. Isaac Newton’a göre, zaman homojen bir biçimde akar ve olaylardan bağımsız bir boyuttur. Mutlak zaman ve mutlak mekân anlayışı var ve evrensel bir mutlaktır. Zaman geçmişten geleceğe doğru akar, homojen ve mutlaktır. Newton’a göre, mutlak zaman ve mekân sırasıyla nesnel gerçekliğin bağımsız yönleridir. Albert Einsten, Isaac Newton’un tam tersine zamanın kişiye özel bir hızla akabildiğini belirtti. Yani evrende zaman denilen olgu herkes için ortak değildir. Einstein bu durum üzerine o kadar çok çalıştı ki sonunda uzay ve zaman arasında çok önemli bir bağlantıyı bulmada önemli bir adım attı teoriye göre, uzay ve zaman iki farklı kavram olmaktan ziyade birbirleriyle temelde ilişkilidir. Zaman, aslında üç uzay boyutunu tamamlayan dördüncü bir boyuttur. İki olayın eş zamanlı olup olmadığı tamamen gözlemciye bağlıdır. Işık hızına yakın yolculuk eden bir cisim dışarıdaki durgun bir gözlemciye göre olduğundan daha kısa görünür. Dışarıdaki durgun gözlemcinin hissettiği zaman, ışık hızına yakın hareket eden cismin içinde bulunduğu zamandan daha hızlı akar. E=mc²: Bu denklemde E enerjiyi, m kütleyi ve c² ışık hızının karesini temsil eder. Bu popüler denkleme göre kütle ve enerji dönüşümlüdür. Yani madde enerjiye, enerji de maddeye dönüşebilir. Durgun gözlemciye göre ışık hızına yakın hızla hareket eden cismin kütlesi artar. Işık hızına ulaştığında ise kütlesi sonsuz olur.

Toparlayacak olursak zaman hakkında ortaya atılan binlerce fikir, yazılmış sayısız kitap olduğu doğru ancak şu da bir gerçek ki zaman hakkında bildiklerimiz gerçeğin milyonda birinden bile az olabilir. Bu bağlamda zamanla ilgili araştırmaların da ileriki yıllarda devam edeceğini ve bu konuda yeni fikirlerin ortaya atılacağını söylemek mümkün. Zaman nedir sorusuna yanıt bulamadık belki ama zamanın komplike bir kavram olmasından dolayı bunca çalışmaya konu olmasına, bunca bilim adamının hayatını bu çalışmalara adamasına sebep olduğunu biliyoruz. Ve de zamanın en can alıcı kısmı da bu soyutluğundan geliyor. Zaman üzerine ne kadar konuşursak konuşalım, ne kadar araştırma yaparsak yapalım hep eksik olacak. Belki de zaman için söylenebilecek sonsuz kavram olması zamanın hayatımız için ne kadar önemli olduğunu bize anlatan yegane işarettir.





192 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.