Sınırları Zorlayan İlke: Kuantum Dolanıklığı

Günümüz dünyasında bilimin popülerleşmesiyle herkesin bilgiye erişimi de kolaylaşmıştır. Bilgiye erişimin artması da karmaşık olguların herkesçe kolayca anlaşılabilmesini doğurmuştur ancak bazı konular hala gizemini ve karmaşıklığını koruyor diyebiliriz. Bilimde en zor kavramlardan biri olduğu düşünülen “Kuantum dolanıklığı” her ne kadar farklı yorumlarla açıklanmaya çalışılsa da açıklanması oldukça güçtür. Öyle ki Einstein bile zamanında bu konuyu "uzaktan ürkütücü eylem" olarak nitelendirmiştir. “Kuantum dolanıklığı” gerçekten korktuğumuz kadar karmaşık bir olgu mudur? Bu olguyu anlayabilmemiz için önce “kuantum” kavramını anlamamız gerekir.


Shakespeare’in “olmak ya da olmamak” sözünü duymuşuzdur. Bir nesnenin aynı anda hem olması hem de olmaması klasik fizik kurallarına göre mümkün değildir. Kuantum fiziğine baktığımızda bu olay mümkündür hatta günümüzdeki kuantum bilgisayarları da tam bu ilkeden yararlanarak oluşturulmuştur. Klasik bilgisayarlarımızda görüntüler, yazılar, videolar kısaca bilgisayarda aklınıza gelebilecek her türlü çıktı “olmak” yani 1 ve “olmamak” yani 0 olayına indirgenerek gerçekleşirken kuantum bilgisayarlarında hem “0” hem de “1” durumları gerçekleşebilir. Kuantum fiziği maddeyi oluşturan parçacıkların nasıl çalıştığını, fotonların doğasını inceleyen bir bilim dalıdır. Kuantum fiziğine göre bir foton veya elektronun durumu belirsizdir. Bir gözlemci onu gözlemlediğinde bu durumlarda birini ele alır. Elektronların bir bilgisayar çipinde nasıl hareket ettiğini, ışık fotonlarının bir güneş panelinde nasıl elektrik akımına dönüştüğünü hatta güneşin nasıl yanmaya devam ettiğini açıklamak istediğimizde, kuantum fiziğini kullanmamız gerekir. Basitçe söylemek gerekirse, her şeyin nasıl çalıştığını açıklayan fiziktir.

Kuantum fiziğinin kuralları, gözlemlenmemiş bir fotonun aynı anda tüm olası durumlarda var olduğunu, gözlemlendiğinde veya ölçüldüğünde yalnızca bir durum gösterdiğini belirtir. Kuantum dolanıklığına göre birbirine dolanmış, birbiriyle etkileşimde olan parçacıklar birbirlerine bağlı kalırlar, böylece büyük mesafelerle ayrılmış olsalar bile biri üzerinde gerçekleştirilen eylemler diğerini etkiler. Parçacıkların onlarca mesafeye rağmen birbirleriyle bir şekilde haberleşmesi zamanında çoğu bilim adamında soru işaretleri uyandırmıştır çünkü bilimsel olarak çoğu teoriye ters düşen bir durum dolayısıyla bilim dünyasında büyük bir karmaşaya yol açmıştır. Karışıklık, çift parçacık fiziksel olarak etkileşime girdiğinde meydana gelir. Belirli bir kristal türünden ateşlenen bir lazer ışını, tek tek fotonların birbirine dolanmış foton çiftlerine bölünmesine neden olabilir. Fotonlar büyük bir mesafe, yüzlerce mil veya daha fazlasıyla ayrılabilir. Gözlemlendiğinde, elimizde A ve B olarak iki fotonumuz varsa Foton A yukarı dönüş durumuna geçer. Dolaşık Foton B, aralarında çok fazla mesafe bulunmasına rağmen, Foton A'ya göre bir durum alır (bu durumda, aşağı dönüş durumu). Foton A ve Foton B arasındaki durum aktarımı, uzaklıktan bağımsız olarak, ışık hızının en az 10.000 katı bir hızda, hatta muhtemelen anlık olarak gerçekleşir.

Bu dolanıklık gerçekten açıklanması oldukça güç bir durum olsa da “kuantum dolanıklığı” bir teori veya kuram değil, bir ilkedir. Peki aklın almadığı bu durum nasıl oluyor? Bu durum hakkında ortaya atılmış bazı teoriler bulunmakta. Bunlardan birine göre bizim gözlemleyemediğimiz bir enerji bağının varlığı olduğuna inanılıyor. Bu enerji bağı o kadar hızlı ki, ışık hızı yanında önemsiz kalıyor. Ancak günümüz fizik kurallarını incelediğimizde, bu iddianın şu an için mümkün olmadığını söyleyebiliriz çünkü görelilik kanunu’na göre evrendeki en üst hız limiti ışık hızıdır. Bu iddia eğer doğru olursa bunun devamında ışınlanmanın da bilimsel anlamda önü açılabilir. Bir diğer görüş ise, bu hareketin bir illüzyondan ibaret olduğunu savunuyor. Bunun sebebi, evrende bulunan her şeyin birbirleri ile zaten bir dolanıklık halinde bulunduğunu savunan teorilerin varlığıdır. Sicim Teorisi gibi teoriler, evrendeki her şeyin birbirleri ile iletişim kurduğunu belirtir. Kuantum dolanıklığı ilkesi kanıtlanmış olsa da nasıl olduğu hakkındaki fikirler hala teoridedir. Gizemini koruyan bir konu olarak aydınlatılmasının bilim dünyası için çok önemli bir adım olacağını ön görebiliriz.

97 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.