KÜÇÜK BİR BEN

En son güncellendiği tarih: 26 Ağu 2019




Büyüdüm, büyümeye devam ediyorum. Evet, her şey benim için daha kolay olsaydı diye içerleniyorum. Gökyüzünün neden mavi olduğunu sorgulamamak ve her yıldızın bir insan olduğunu düşünmemek gibi, normal bir kişi olsaydım diye içerleniyorum, anlıyorum ki bu benim farklılığım. Her farklılık sıradışıdır. İnsanlar beni anlamıyor, çünkü anlamak istemiyorlar. Naif, dünyadan haberi bile olmayan biriyken tek istediğim kolayca o günleri atlatabilmekti. Herkesin yaptığı neyse onu yapmak istedim, insanları izledim ve sonra dedim ki bu beni ben yapmaz, sadece onların kopyası ya da beni diğerleri gibi yapar. Dibine indiğimde eminim ki ne ben onlar gibi olmak isterdim ne de onlar benim gibi. Herkes farklıdır. Herkes ayrıdır. Aynı olan tek şey benzeri dediğimiz tesadüfi olaylardır.



"11 yaşıma kadar annemin yanında uyudum, çünkü karanlıktan o kadar çok korkuyordum ki, sanki bana bir şey olacakmış gibi sürekli endişe içindeydim. Olgunlaşmamış beynim, olgunlaşmamış vücudum belki de bu benliğimi istemiyordu ve ben bir türlü kendime alışamıyordum. Sürekli bir şeylerden rahatsız olurdum, hep daha iyisini ve daha güzelini isterdim. Başkasında ne varsa bende ona sahip olmak isterdim, bir anlığına gelip halen başkasının hayatını, bir başkası olmayı ve belki de sadece ben olmamayı dile getirip içerlenirim."


İnsanlar beni anlamıyorlar. Beni çözemiyorlar. Sadece belirgin hareketlerime bakıp beni kendi düşüncelerinde karakterleştiriyorlar. İnsanlara itici geliyorum, çocuksuyum ve farklıyım. Beni sadece işine yaradıklarında seviyorlar, beni sadece onlara iyi geldiğimde aralarına alıyorlar. Sahtekarca gördüğüm bu durumlar halen kendim olmakla ilgili tüm çabalarımı boşa çeviriyor. Sık sık 'nasıl birisi olmalıyım' diye sorgularım, olduğum kişiyi beğenmem; bu yüzden sürekli değişikliğe açığım. Çünkü biliyorum ki, öğreneceğim çok şey var ve sayısı çok olan yarınlarıma basit bir kişilik taşımama izin veremem.



"Okuldayken ve küçük bir ben iken herkes beni saf ve ezik olarak görürdü. Beni ezmeye çalışırlardı ve ben ise sadece onların ilgisine, kabullenişe ve o geçici lüzumsuz sevgisine muhtaçtım. Uyum sağlayamıyordum ve sınıf arkadaşımın diğerleri oyun oynarken beni oyuna dahil etmediklerinde ve beni istemediklerinde 'o da bir can hadi bizimle oynasın' dediğini dün gibi hatırlıyorum. Beni itici, beni böyle aşağılayıcı gösteren neydi? Farklılığımdı. Korkmamdı. Çekingen ve sürekli doğallığını koruyan çocuksu halimdi. Evet, halen büyümedim ve evet, ben halen büyümeye devam ediyorum."



Bir kişiyi tanımaya çalıştığımız zaman o kişinin kabuğunu kırmak isteriz. Her hareketini, her düşüncesini ve tüm benliğini önümüze sürmesini isteriz. Sadece bize iyi gelen ve bize anlamlı gelen bölümlerini kabul ederiz, kabul etmediğimiz şeyler ise sorgulamaya yol açar. İnsanları sorgularız, insanları eleştiririz ve kendimiz gibi düşünmesini isteriz. Biz o kadar bencil insanlarız ki; tüm dünyadaki açlığın, savaşın, ölümün sebebi ellerimizde yatan empati eksikliğimiz ve kalıcı sonuçlara sebep olan benliğimizdir.


77 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.