Mutluluk Üzerine



Kimimiz mutluluğun varlığını ararız, kimimiz mutluluğun aslında hiç olmadığını savunuruz. Bazen geçici olduğunu düşünürüz aynı Nietzsche gibi, bazen de mutluluk geçici olamaz deriz.


“Bütün ölümlüler mutluluk arayışındadır ki bu, hiçbirinin mutluluğa sahip olmadığının işaretidir.” – Baltasar Gracián


Dönüp bir göz geçirdiğimde şu satırlara mutluluk denen şeyin bir arayıştan ibaret olduğunu anlamam zor olmadı. Geçici veya kalıcı mutluluk. Ne olursa olsun biz insanoğlu onun peşinde koşturup duruyoruz. Bu koca dünyada bir kuru yaprak gibi savruluyoruz elimizden gelmeyen sebeplerden.

Arayıp bulamadığımız mutluluk nerede? Hep elimizde mi tutuyoruz yoksa yetinemiyor muyuz ufak mutluluklarla.

Yetinemiyoruz. Neye yetindik ki kısa zamanlı mutluluğa yetinelim!

Yoksa mutluluğu bulmak mı istemiyoruz?

Ya da bu amaç doğrultusunda uzanan kıvrımlı yollarda, ayaklarımıza taşlar takılacağını bile bile yürümek mi hoşumuza giden? Bilemiyorum.

Mutluluk var mı yok mu? Mutsuzluk mu kalıcı olan yoksa mutluluk hep var mı?

Mutlu olmak kolay mı. zor mu? Hislerin tercümesi olur mu?

Her bir sorunun cevabı aslında kişiye özel. Mutluluğu her daim tatmış insan mutluluğu basit şeylerde arayamaz. Kalıcı olsun ister.

Hayatı mutsuzluklar üzerine kurulmuş, her daim bir pürüzle karşılaşmış insan mutluluğun geçici olduğunu bilir. Geçici olsun, benim olsun.

Aslında mutluluk kısa ya da uzun olsun önemli olan onu bulmakta değil midir?

Bu arayış yolunda kaybettiğimiz ya da kazandığımız şeyler, bizi yara bere eden yollar değil midir? Yolda yürürken hissettiğimiz duygular değil midir? Mutluluğa ulaşma azmi değil midir?

Aslında bizi mutlu eden yolun sonu değildir. Bu sona ulaşmak için yürüdüğümüz yoldur mutluluk. Ayağımıza batan taş, kaybettiğimiz şeylerdir mutluluk.

Mutluluğu bulmak istiyorsak eğer, bir yola girmeliymişiz meğer...


29 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.