NEGATİF DÜŞÜNCELER KILAVUZU


"Ve giderek daha da delireceksiniz.

ve daha da...

ve daha da... "



Düşünceler

Bu muazzam ve taraflı benliğin ortasında yalnız, yalıtılmış bilinçlilik gibi insan sorunları için deneyebileceğimiz birçok yol vardır. Çok zengin ya da çok güçlü hale gelerek oyunu maddi temelde yenmeyi deneyebiliriz. Acılarımızdan kurtulmak için her türlü teknolojiye başvurabiliriz: Açlık, acı, hastalık gibi. Ancak bu işletmelerde başarılı olduğumuzda fark edilecektir ki asla memnun olmayacağız. Diğer bir deyişle, şu anda gelirinizdeki bir artışın probleminizi çözeceğini düşünüyorsanız ve geliriniz de artıyor ise; bu size birkaç hafta için hoş gelebilir. Ama bu başınıza daha önce de geldiyse daha az etkileneceksinizdir. Bu sefer de borçlarınızı ödemek veya hasta olup olmayacağınız konusunda endişelenmeye başlayabilirsiniz.

Her zaman endişelenecek bir şeyler olacaktır. Gerçekten çok zenginsen bile hastalık ve ölüm için endişe duyacaksın. Ayrıca devrim için endişeleniyor olacaksın: Kanunların mal varlığınıza el koyması, sizi vergi kaçırırken yakaladıklarında büyük bir ceza ödemeniz veya iyi bir sebep olmadan sizi hapishaneye atmaları gibi. Endişe her zaman olacaktır.

Böylece yaşam probleminin aslında bizim dış koşullarımızdan oluşmadığının farkına varırsın; çünkü ne olduklarına dair endişeleniyorsun. Sorun, aklınızda ne aradığınıza göre oluşur. Bazı yöntemler sayesinde endişelenmemek için zihnini kontrol edebilir miydin? Böyle bir dünya nasıl olurdu? Eh, size en iyi cevabın pozitif düşünceleri düşünmek olduğunu söyleyenler olacak: Barışçıl olmak, yavaş nefes almak, yavaşça mırıldanmak, kendinizi huzurlu bir zihin durumuna sokmak için her şey ışık, her şey Tanrı vb. doğrulamaları tekrarlamak. Ama ne yazık ki bunlar her zaman işe yaramaz. Çünkü kendini hipnotize ediyor ve boşa kürek çekiyormuşsun gibi zihninin bir köşesinde bundan şüphe duyuyorsun. Almanların söylediği gibi: Düşünce, aklının en derininde gizlenmiştir. Sinir bozucu bir sistemi olduğunu varsayalım. Böylece aklın kontrol edilmesi meselesinin yüzeysel bir girişim olmadığını anlıyorsunuz. Çünkü bilincinizin karışıklığını sakinleştirebilmenize rağmen bunun dışında, dışsal bir şey olarak tahmin edilemez bir şekilde fışkıran geniş bir bilinç alanı var. Bununla ilgili içi sevgi dolu olan birçok insan tanıyorum ama elbette her zaman paraya ihtiyaç duydukları ortaya çıkıyor. Ve para geldiğinde erdem pencereden uçar.

Bu yüzden kendimizdeki öğeleri çok iyi biliyoruz. Bu nedenle tekrar soruyoruz: Nasıl dönüştürülebilir? Eğer dönüştürecek olanın kendisi eziyet eden ise, dönüşecek olanı dönüştürecek olan kim? Bu eski bir problem: Muhafızı koruyan kim, polisin polisi kim, hükümeti kim yönetir? Bu sebepten dolayı mükemmel bir şekilde çözülebilir – ki bu kısır bir döngüdür.


O zaman ne yapmaya çalıştığımıza bir göz atalım. İyi, aydınlık, pozitif dediğimiz bu deneyimlerden sonra daha iyi olmaya çalışıyoruz ve negatif olan kötülükten, karanlıktan ve ölümden uzaklaşmak istiyoruz. Ama neyi denediğimizi görüyorsun. Yang’i Yin olmadan deniyoruz. Kaybetmeden kazanmanın mümkün olduğu bir hayat oyunu düzenlemeye çalışıyoruz. Şimdi, herkesin kazandığı böyle bir durumu nasıl düzenleyebilirsin? Bu, W.S. Gilbert’ın söylediği gibi sona erecek: Herkes birileri olduğunda ortada olacak kimse kalmayacak. Eğer eşit derecede mutlu olursak mutlu olduğumuzu bilmek imkansızdır. Çünkü belirlenmiş monotonluk her şeyin başına gelir. Örneğin; meditasyon yapıyorsanız, bir süre sonra kendinizi konsantre olmayı düşünürken buluyorsunuz, bu nedenle konsantrasyonunuz koşullanmış oluyor.


Öğretmen sana neden konsantre olduğunu sorabilir. Bu etkinlik için motivasyonun nedir? Ve onun elementinin indirgenebilir hovardalık olduğunu öğrenirsiniz. Ancak öğretmen, ustaca bir şeyler olduğunu anladığımızı görür. Hala bir şeyler vardır. Der ki: Şimdi, aslında ilerleme kaydettin; çünkü şimdi gerçekten konsantre olamayacağını anladın. Bu değerlidir; çünkü egonuzun yanılsamasına batmaya başlar. Ama bu sadece kapıdan içeri bir adımdır. Bunun arkasında öğreneceğin çok şey var. Çabalarını iki katına çıkarmalısın. Ve sen de kazanç elde etmek için bunu kendine daha çok uygulayacaksın. Bu yaşlı adam da karşına her türlü hile ile gelecek ve seni düşürebildiği sürece sen de düşeceksin. Ama en sonunda göreceksin ki hepsi sadece hile. Büyük zen ustası Rinsai’nin dediği gibi: Her şeyden sonra çok fazla şey yoktu. Ve öğrencilerine zen öğretisini açıkladı. Çocuğu boş bir yumrukla kandırmak gibi… Yumruğunda çok değerli bir şey olduğunu varsayarak bir çocuğu nasıl kandırabileceğini biliyorsun. Neyin var olduğunu bulmak için çocuğu daha büyük bir coşkuyla kışkırtarak saatlerce bu oyunu onunla oynayabilirsin. Sonunda hiçbir şey olmadığı ortaya çıkar.


Çoğu insan zen çalışması sonunda, fark ettim ki fark edilecek bir şey yok, der. En başından beri oradaydı. Çünkü onun için hiçbir şey yapamadığının tam olarak farkına varıyorsun ve buna eşdeğer bir şey yapamazsın. Senden ayrı bir sen yok.

Başka bir deyişle, düşüncelerinizi kontrol etmeye çalıştığınızda veya hislerinizi denetlemeye çalıştığınızda, düşünceler ve denetleyici arasında bir fark yoktur. Çünkü düşünür dediğiniz şey sadece sizin düşüncenizdir. Düşünür, düşünceler arasında bir düşüncedir. Hisseden, hislerin arasındaki histir. Düşüncelerinizi düşüncelerle kontrol etmeye çalışmak kendi dişlerinizi ısırmaya çalışmak gibidir. Sen, olduğun gibisin.


KAYNAKÇA

-Zen ve Motorsiklet Bakım Sanatı, syf.102, syf.151

-Dört Anlaşma, syf.92

-Don Juan’ın Öğretileri, Carlos Santana

-Mr.Robot, eps2.5_h4ndshake.sme

-The Last Dance Belgeseli, Netflix

-Apollo Robins, TED Gösterisi, https://www.youtube.com/watch?v=GZGY0wPAnus

-Alan Watts, Düşünür Düşünceler Arasındaki Düşüncedir

https://www.youtube.com/watch?v=aLVjyTufL2E

- Yazının başında bulunan alıntı bana aittir.

- Negatif ve pozitif işaretlerin ters konulması bilinçli bir tercihtir. (Tabi böyle bir şey mümkünse)

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.