ORTAK ÇİZGİ

Yüzyıllardır söylenir yalnızlığın insanı içten içe bitirdiği. Yalnızlık genel bir yargıyla harmanlanmış, karşımıza oturtulmuştur. İnsan, konuşmadan ve paylaşmadan yaşayamaz ama yalnızlık olmadan da var olamaz. Nasıl ki bir kuş tek kanatla uçamazsa, insan da kalabalıklarda sürdüremez hayatını daima. Hiç hasar görmemiş bir bakışa ihtiyacı var bence yalnızlığın. Hiç kötülük görmemiş bir varlığın sevgisine, tartaklanmamış bir bedenin sıcak kucaklayışına muhtaç benim gözümde.


Aslında çok özel. Huzur kadar, şefkat kadar özel. Hem can yakan hem de insanı kendi içinde çoğaltan kaç kavram olabilir ki? Hangi hissiyat bireye kendisini bu kadar duyurabilirdi ki? Bazen dünyanın kargaşasında ruhumuzu savururken kalbimizin sesine kulak asmayı es geçiyoruz. Bazen öyle ağır yükler çekiyoruz ki daha fazlasını kaldıramayacağımızı düşünüyoruz. Oysaki tüm kalabalığın arasından sıyrıldığımızda benliğimizi aynadaki yansımada görüyoruz. İnsan, kendisini özlüyor. Yolunu bulmayı, seçimlerinden emin olmayı. Attığımız adımları üçüncü kişilerin dudaklarının arasında yaşamamak için yalnızlığı biraz özlemeli belki de içselleştirmeliyiz.


Kalabalıklar içinde yalnız olmak var bir de. Bu hepsinden daha sancılı. Yabancı ve tanıdık gözlerin önündeki hedef olmak, bakışların ateş etmesi... Bir kalbi yaralamanın en etkili yoludur bu. Yargılamak, haksızlık etmek, o insanı soyutlamaya çalışmak ve direnen tarafla alay etmek. Böyle durumlarda bizi anlamayan kalplere konuşmaktansa ruhumuzu beslemek daha anlamlı. Kalabalık içinde yalnız olmak tıpkı bir tiyatro oyununu tek başına yürütmeye çalışan oyuncu olmak gibi. Kimsenin önemsemediklerini önemser, kimsenin farkına varmadığı sorumlulukları yüklenirsiniz. Zincirleri kırıp bu kısır döngüyü aşmak gerekir. Yaptığınızda acı verir ama bir kuş gibi hafiflemiş olduğunuzu hissettiğinizde aldığınız her riske değmiştir.


Yalnızlık öksüz bir çocuk kollarımızda. Ama bir kelepçe değil zihnimizde. Hatta tam aksi ufkumuzu açan, bizi güçlendiren, duygusal zekamızı yetiştiren bir öğretmen. Belki de teşekkür nedeni. Büyüttüğü için, sayesinde düşünceleriyle beraberlik yaratan insanlar için. Temelde herkes yalnız olduğundan herkesi bir arada hissettirmesiyle, yaşamımızı birbirimize bağımlı değil bağlı kılmasıyla özgürlüğü damarlarımıza aşıladığı için minnet duyabileceğimiz, hem sevebileceğimiz hem kızabileceğimiz. Tıpkı hayat misali. Anlamlara ve anlamlandırmaya yönelten. Yalnızlık, tüm yüreklerin ortak çizgisi, aynı yolda yürüten...









©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.