ÖZGÜRLÜĞÜN ATEŞİ

Acının yönettiği bu dünyadaki piyonlarız. Yaşamın güzelliklerini kovalamak aslında arzumuz. Unuttuklarımız var, kaçtığımız ya da sıkı sıkı sarıldığımız geçmiş günler var. Keşke dediğimiz zamanların pişmanlığı var. Ve yoksun olduklarımız, yoksun bırakıldıklarımız. Özgür olma dileğimiz... Franz Kafka'nın da dediği gibi: "Özgürsün, bunun için mahvoldun." Mahvoluyoruz çünkü toplumun inşa ettiği duvarlar kabuğumuz olmuş. Tüm yargılar içinde debeleniyoruz. Kendi doğrularımızı yazma tutkusuyla büyüyoruz. Bu duvarların içindeki odacıklara sığamayız. Düşüncelerimizi katlayıp sandıklara mahkum edemeyiz. Etmemeliyiz.


Özgürlük kavramını ele almak gerekiyor. Özgürlük, kişinin çevresindekilere zarar vermeden dilediğini yapması, bazı karakterlere göre enerjisiyle yaşamını kuralsızca yaşaması, bazen de sadece büyük bir iç huzurla uyuması olabilir. Özgürlük, dudaklardan dökülen birkaç kelimeye sığdırılamaz aslında. Görecelidir, insana iyi hissettirir, hem özgüven hem de yeni bir benlik bahşedendir. Çünkü özgür insan, kendisiyle barışmış insandır. Artı ve eksilerini bilendir. Hayattaki korkuları, öfkeleri yok edemeyeceğini ama kontrol edebileceğini bilendir. Özgür insan, aldığı nefesi hem ilkmiş hem de sonmuş gibi hissedebilendir.


Bir yerde de başkaldırma düşüncesi özgürlük. Hareketlerimizi kısıtlayan tüm tabuları yıkma isteği. Oysaki kaçırılan noktalar o kadar mühim ki... Özgürlük denildiğinde korku kaplıyor bedenleri. Çünkü bugün bu coğrafyada insanlar fark edenden, ifade edenden korkuyor. Düşüncelerinin üçüncü şahıslar tarafından yaftalanmasından çekiniyor. Sanki her birey fikirden oluşmuyormuş gibi davranılıyor. Her insan her insana bir şeyler katar. İyi ya da kötü. Tecrübe ya da armağan niteliğinde birkaç anı. Belki bir yaşamı değiştirir bir insan. Aslında özgürlük, dünyanın değişimi için büyük bir adım. Yuvamızda gibi hissettiğimiz sokaklar, acaba kalbimi kıracaklar mı diye sorgulamaya girmediğimiz sohbetler adına önemli bir atılım.


Uçabilmek lazım, kuş misali. Esmeyi de ateş gibi yanmayı da bilmek lazım. Aşmak lazım tüm bu yargıları. Büyüdükçe bundan zarar görecek çocukları, bugünümüzü korumak lazım. Ruhlar, dans edebilmeli ahenkle. Kalpler hala var olma coşkusuyla attığı müddetçe...



80 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.