SAVAŞIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN GELECEĞİN SAVUNMA TEKNOLOJİLERİ

Devletlerin gözbebeği savunma sanayii, dünyada 2020 yılı itibari ile büyük bir hızla gelişmeye devam etmekte. Bu devasa yarışta devletler ar-ge çalışmalarına ve teknoloji faaliyetlerine yatırımlar yapıyor, halklarını teşvik ediyor. Her yıl farklı ülkelerde düzenlenen teknoloji festivalleri ile özgün projeler ortaya çıkıyor. Devletler ise bu festivallerdeki projeler ve savunma sanayii bünyesinde barındırdığı mühendislerin çalışmaları ışığında yeni teknolojilere yelken açıyor. Savaşın her an olağan durumda olduğu bir dünyada devletler ordularını, kullandığı ekipman ve araçları modernize etmek zorunda. Günümüzdeki savaşlarda ordunun niceliğinden ziyade niteliği büyük önem taşıyor. Dolayısıyla dünyada saygın ve söz sahibi olmak isteyen bir devletin yüksek teknolojilerle donatılmış orduya sahip olması şart. Diğer ülkelere karşı bir imajınız olmalı. Zayıf bir ordu her türlü tehdite açık bir devlet demektir. Dış dünyaya sergileyemediğiniz imaj nedeniyle küçük görülürsünüz. Savaş söz konusu olmasa dahi haklarınızı ihlal eden sizden güçlü devletlere karşı sessiz kalırsınız. Hak ihlaline karşı sessiz kalan bir devlet başka devletler tarafından da bir çok konuda taciz edilecektir. Ses çıkarmayı seçerseniz bazı sonuçlara katlanmak zorunda kalırsınız. Zaten böyle bir durumda ses çıkardığınızda iç işlerinize karışılması, ekonomik yaptırımlar uygulanması, toprak bütünlüğünün tehlikeye girmesi çok büyük bir ihtimaldir. Caydırıcı ordunuz ve teknolojileriniz mahalledeki bir çocuğun tanınan, güçlü ve saygın abisi gibidir. Başka devletlerin sizinle olan ilişkilerinde vereceği kararları etkileyen en büyük faktörlerden bir tanesi işte bu abidir. Güvenceniz, desteğiniz, varlığınızın daimi koruyucusu. Teknolojinin ana tema olduğu bu çağda vazgeçilmez ordunuzu geliştirdiğiniz teknolojilerle donatmalısınız. Peki bu yeni teknolojiler neler? Önümüzdeki yıllarda savunma sanayii alanında bizi nasıl yenilikler bekliyor? Sadece filmlerde rastlayabileceğimiz lazer silahlar, görünmezlik kalkanları, dostu düşmandan ayırabilme yetisine sahip tam donanımlı kurşun, lazer ve bomba etkisinden korunabilen robotlar gerçek olacak mı? Türkiye’nin bu konudaki çalışmaları ve önlemleri neler?

Bir çok fantastik filme konu olan lazer silahlar alanındaki çalışmalar son zamanlarda hız kazanmıştır. ABD 2020 yılının 2.çeyreğinde lazer füze imha sistemini ordu envanterine ekleyeceğini duyurdu. Bununla birlikte Çin, Almanya, Fransa ve Güney Kore gibi ülkeler de lazer silah teknolojilerine yatırım yaptıklarını ve en kısa zamanda ordu envanterlerine ekleyeceklerini duyurdu. Görüldüğü üzere bir çok devlet lazer silahlar konusunda adımlarını sağlam bir şekilde atmaya başlamıştır. Peki Türkiye bu konuda neler yapıyor? Türkiye son yıllarda savunma sanayii alanında geliştirdiği yerli teknolojiler ile bu alanda söz sahibi ülkelerden biri olmak istediğini gösterdi ve bu alandaki kararlılığını büyük bir hızla devam ettiriyor. ASELSAN,TÜBİTAK ve birtakım özel kuruluşların yardımıyla lazer silah teknolojilerinde çalışmalar yapılmakta. Dahası, Türkiye'nin geliştirdiği lazer silahının, Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu güçlerine destek amacıyla Birleşik Arap Emirlikleri tarafından kullanılan Çin yapımı silahlı insansız hava aracı Wing Loong II'yı Libya'da düşürdüğü iddia edildi. İddia doğruysa, henüz herhangi bir ülkenin envanterine geçmemiş olan lazer teknolojili silahı Türkiye’nin savaş sahasında kullanmaya başlaması büyük bir adım. Üstelik teknoloji konusunda gerçekten üstün özelliklere sahip ülkelerden daha öncesinde böyle bir adım görebilmek büyük bir başarı.

İbreler görünmezlik kalkanı teknolojilerini gösterdiğinde ise işler biraz daha karmaşık ve az olağan hale geliyor. Fakat yaşadığımız yüzyılda bu ve bunun gibi teknolojiler hayata tam olarak geçirilebilmiş olmasa da geçmişteki kadar uzak bir hayal değil. Bundan 9 sene öncesinde dünyanın en büyük 2. savunma sanayii şirketi BAE Systems özellikle tank ve benzeri kara muharebe taşıtlarını düşman saldırılarına karşı 'görünmez' kılacak yeni inovasyonu olan kızılötesi kalkanı başarıyla test etti. Haziran ayının ortalarında gerçekleştirilen testler, CV90 adı verilen bu teknolojinin bir tarafının kızılötesi spektrumda tamamen görünmez hale getirilebildiğini, bunun yanında 4x4 araçlar dahil olmak üzere diğer nesneler gibi gözükebildiğini gösterdi. Bununla birlikte geçtiğimiz sene Kanadalı askeri kamuflaj üniforma üreticisi HyperStealth Biotechnology adlı şirket, herhangi bir kişiyi veya nesneyi görünmez yapabilen Quantum Sheath (Kuantum Görünmezlik) adında bir malzeme geliştirdi. Şirketin 2019 Ekim ayı başlarında patent başvurusu yaptığı malzeme, bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan ilgili nesnenin etrafındaki ışığı bükerek, hedefe görünmezlik sağlıyor. Türkiye ise lazer teknolojisine nazaran görünmezlik alanındaki çalışmalara daha az ilgili. Ancak bu herhangi bir proje yapılmadığı anlamına gelmiyor. Daha çok radara yakalanmayan hayalet hava-deniz-kara araçları teknolojisi üzerinde çalışmalar yapılmakta. Yine başta ASELSAN ve TÜBİTAK olmak üzere diğer kuruluşlarla birlikte görünmezlik alanındaki çalışmalar tüm hızıyla devam etmekte. İlerleyen yıllarda bu alandaki gelişmelerin daha kesin ve sağlam adımlarla artacağı düşünülüyor. Çünkü şüphesiz görünmezlik teknolojileri de her gün gelişen ve kendini yenileyen savunma sanayii dünyasındaki trendlerden bir tanesi.


Uzun yıllardır düşünülen, hayali kurulan ancak gerçekleştirildiğinde oluşacak risklerden bir nebze olsa da korkulan teknoloji: Robot askerler! Dünyanın dört bir yanında bu alanda gerçekleşen çalışmalar yakın bir zamanda savaşlarda robotları görebileceğimizin bir işareti. Ürettikleri akıllı robotlarla dünya çapında tanınan bir ABD teknoloji şirketi olan Boston Dynamics, bilimde hayal etmenin ve fikir üretmenin, başarma yolunda ne kadar önemli olduğunun kanıtı adeta. Geliştirdikleri “Dünyanın en dinamik insansı robotu” olarak tanıtılan Atlas adlı robotun 28 mafsal noktası bulunuyor. Hidrolik güç kullanıyor. Pille çalışıyor. Hareketini Lidar ve Streo gerçekleştiriyor. 1,5 metre boyunda ve 75 kg. 11 kg’a kadar yük taşıyabiliyor. Bununla birlikte şirketin bundan tam 18 yıl önce tasarladığı BigDog isimli robot, şimdiye dek üretilmiş ilk asker robotu olma özelliğine sahip. Yolda görseniz belki de korkup kaçacağınız bu robot, 100 cm uzunluğa, 70 cm boya ve 75 kilo ağırlığa sahip. Dört bacağı olan BigDog, 35 derece eğimli yerlere tırmanabilmekte ve koşabilmekte. Dahası bu projeler gibi birçok başarıya imza atan Boston Dynamics, türlü yeteneklere sahip robotlarının arasına, dünyanın en hızlısını da ekledi. 154 kg ağırlığa, 1.74 metre yüksekliğe ve 14 adet ekleme sahip Cheetah, dünyanın en hızlı robotu unvanına sahip. Görüldüğü üzere ABD, robot asker teknolojileri konusunda bir hayli iddialı. Peki ülkemizde bu teknoloji ne durumda? Türkiye lazer ve görünmezlik teknolojileri, akıllı füze teknolojileri gibi alanlarda olduğu gibi robot teknolojilerinde de belli çalışmalar gerçekleştirmekte. Konya'daki AkınRobotics fabrikasında üretilen insansı robotların testleri ve hazırlıkları devam etmekte. Bunun dışında ASELSAN ve TÜBİTAK şirketleri de bu alanda çalışmalar yapmaya devam ediyor. Ancak ne yazık ki şimdilik sahada kullanabileceğimiz bir teknoloji haline gelmedi. İlerleyen yıllardaki robot askerlere olan ilgi ve yapılacak olan çalışmalar Türkiye’nin bu alandaki konumunu belirleyecek.


Dünyadaki ve ülkemizdeki Savunma sanayii teknolojilerinde birkaç trendden bahsetmiş olsak dahi daha bahsedemediğimiz bir çok alanda yapılmış ve yapılacak olan projeler bulunmakta. Ülkemizde savunma sanayii bilincini arttırarak milletimizi bu teknolojilere teşvik etmeli ve çalışmalarda onların da katkısının olmasına izin vermeliyiz. Bilinçli bir millet güçlü bir ülke demektir. İnsan hayalinin de bir sınırı bulunmadığına göre hayal ettiğimiz ve hayallerimizi bir gün hayata geçirebileceğimize inandığımız kadar bu dünyada izimizi bırakabiliriz. Unutmayın! Bilim ve teknolojinin olmadığı bir ülke balıksız bir deniz gibidir. Yaşam var zannedersiniz ancak anlamsız bomboş bir su yığınından ibarettir.

68 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.