Şimdi'nin Gücü



2020 hedeflerimden bir tanesi de bu sene kişisel gelişim kitaplarına ağırlık vermekti ve son zamanlarda katıldığım bir eğitimde de tavsiye edilmesi üzerine Eckhart Tole adlı yazarın Şimdi’nin Gücü adlı kitabına başlayarak hedeflerimi gerçekleştirmeye başlamak istedim. Bu kitabı anlamak, yaşamıma daha iyi uyarlayabilmek adına biraz daha yavaş okuduğum için hala bitiremesem bile farkettim ki arkadaşlarıma ve çevremdekilere kitaptan birçok şey anlatıyorum ve aslında bazı anlarda faydasını görmeye başlayabildiğimi görüyorum. Bu nedenle sizlere de ufak ufak birkaç şeyi anlatmak istedim.

Öncelikle, aslında ben hem geçmişi çok hatırlayan ve sürekli olarak bazı durumlarda dediklerimi ya da yaptıklarımı sorgulayabilen bir kişiyim ve bunun dışında da gelecek ile ilgili gereğinden çok daha fazla hayal kurarım. Gereğinden fazla dememin sebebi ise bazen gerçekten şuandaki işlerimi yapmaktan alıkoyması. Şimdi’nin Gücü ise aslında tam da bunu anlatan ve şimdi de an da kalmanızın ne kadar önemli olduğunu ve ne şekilde başarabileceğinizi anlatan bir kitap aslında.


Yaşanan an’ı geçmişin gözleri ile görüp, o şekilde düşündüğünde o anın tamamen yanlış anlaşıldığını ve yaşanan an’ı geleceğe, hedefe götüren bi vasıta olarak görerek basite indirgenebildiğini özellikle vurguluyor yazar vebu benim o kadar çok dikkatimi çekti ki. Biraz bir düşündüğümde aslında çoğu zaman da bu şekilde olduğunu gördüm. Özellikle benim için son 4-5 aydır daha fazla her anımı gelecek için bir adım olarak kullandığımı farkettim. Mezun olacak olmanın vermiş olduğu bir gelecek kaygısı ile aslında o anları gelecekteki hedefime ulaşabilmek için sadece geçiştirdiğimi ve son senemin belki de son öğrencilik yılımın o kadar keyifli olmadığını farkettim ki bunu da aslında ben yapmış oldum. Evet, geleceğinde düşünülmesi ve gelecek için harekete geçilmesi çok gerekli bir davranış. Ancak o anı hiç farketmeden, yaşamadan geçiştirmek çok yanlış bir davranış. Bu aslında sadece gelecek kaygısı ya da gelecek için bir adım görmek ile değil geçmişe takılı kalmak ile de olabilecek bir durum. Evet, geçmişimiz aslında bizi şimdiki ana getiren bir durum ama bir süre düşünüp sorgulayınca bazı anlarda geçmişi düşünmekten anı yaşayamadığını görebiliyorsun.


Bu söylediklerim ya da kitapta anlatılanlar bir günde ya da hemencecik olabilecek veya hayatımıza hemen uyarlayabileceğimiz durumlar olmasa da aslında kendimizi sorgulamaya ve bu gibi anlarda yaptıklarımızı inceleyip analiz yapmamıza sebep oluyor ve ne kadar çok olduğunu gördüğümüz de ise bir şeyleri değiştirmek için adım atmaya başlıyoruz. Kendimde gördüğüm değişimler hala kocaman değil ya da hala her anımda geçmişe ya da geleceğe saplanıp anı yaşayamadığım olmuyor değil ama yine de çoğu anımdan daha çok mutlu olmaya ve anı yaşamaya başlayabildiğimi farkettim. Tabii ki de anda kalmanın, anı yaşamanın tek yolu bu anlattıklarım değil. Bu anlattıklarım sadece çok küçük bir kısmı belki de ama harekete geçirebilecek bir kısmı. Anı yaşamak, anda kalabilmek hem o kadar zor hem de aslında insanı o kadar mutlu eden ve daha rahat olmasını sağlayan bir durum ki aslında tüm hayat motivasyonunuzu değiştirebilecek bir durum. Bu nedenle yeni yıldaki ilk yazımda sizi de anda kalmaya ve bu seneyi belki de daha farklı ve daha güzel geçirmeye davet ediyorum…


"Zaman değerli değildir çünkü bir illüzyondur. Zamana, yani geçmişe ve geleceğe ne kadar çok odaklanırsanız, şu ânı o kadar kaçırırsınız. Yani asıl değerli olan şeyi."

-Eckhart Tolle

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.