SOMBRA'YA MEKTUP: YENİ SESLENİŞ

Sevgili Sombra, içinizde her şeye en baştan başlamanın arzusu olduğunu biliyorum. Güç toplamak ve kaldığınız yerden yeniden direnmek istemektesiniz. Bunu yapamayacağınızı düşünmek istemem. Sizden daima özünüze dönmenizi ve onu bir anne şefkati misali kucaklamanızı istedim. Bunu yapmaya başladığınız anda yıkılmanız da neden? Oysaki siz her zaman kendinizi yeniden inşa edecektiniz.


Olanlar için kendinizi suçlamanızı anlamıyorum diyemeyeceğim. Bu herkesin yaptığını yapmak olurdu. Size destek olduğunu söyleyip yavaşça arkasını dönen herkesin yaptığını. Size kuru bir teselliyi dayatmaya çalışmıyorum Sevgili Sombra, size kendinizle yüzleşmeye ihtiyacınız olduğunu söylüyorum. Buna tamamiyle ihtiyaç duymaktasınız çünkü kendinizi affettiğinizi söyleyerek kendinizi kandırıyorsunuz. Kendinizi kandırdığınız için kendinizi affetmeyecek seviyeye gelene kadar bunu tekrarlayacağınızı öyle iyi biliyorum ki. Ne kadar üzgün olduğunuzu söylemenize gerek yok. Çünkü gözyaşlarınız her an tozlu bir kitabın sayfaları gibi etrafa saçılabilirmiş izlenimi yaratıyor. Sizin samimiyetinize inanmamak, büyük bir hata olurdu.



Kalbinizin yaralı ve ürkek olduğunu söylemişsiniz. Bunlar yenilgi cümleleri değil de nedir? Kalbiniz kırıldı evet, üstelik siz de kırdınız başkalarını. Ama en azından bunu nasıl tekrar yapmamanız gerektiğini öğrendiniz. Kalbi kırılan bir insanın intikamının en acı halini tadarak, kalbiniz kırıldığında içinizde büyüttüğünüz öfkenin tuzağına yenik düşerek. Sevdiğiniz için kendinize kızdığınız herkes sizin ruhunuzu genişletti aslında. Bir zamanlar bunu çok daha iyi görmekteydiniz, nasıl birdenbire geçmişin peşine takılabildiniz? Anlamıyorum Sevgili Sombra, siz bir sürü mektup aldınız, resimlere konu oldunuz ve sizinle şenlenen her sanat eserini bir çırpıda yakıp yıktınız. Kendinize yaptığınız yargısız infazı şu an size yapıyor olabilirim ama, siz de hiç masum değildiniz. Bunun farkındaysanız eğer, kendinizi bulmanız için kaybetmiş olduğunuzu da fark etmişsinizdir.


Şimdi sözcüklerin gücünden korkuyor ve sığınacak sıcak bir kucak arıyorsunuz. Korkuyorsunuz çünkü insanlar duvar gibi tepkisiz ve sert. Ürkekliğinizde haksız sayılmazsınız. Dürüst olduğunuz ve hislerinizi yeni doğmuş bir bebek gibi açık bir şekilde ifade ettiğiniz her an size en güzel günlerinizi kazandırmadı. Bazen, kazandığımız tek şey yaşlı gözlerimizdir. Bunun da bir kazanç olduğunu fark ettiğinizde büyümüşsünüz demektir. Siz, çok sevdiğiniz herkes için aklınızı, zamanınızı harcadınız. Eğer size bir isim vermek isteseler bile izin verirdiniz. Ne yazık ki kendinizden bu kadar vermemeliydiniz. Bazı şeyleri sırtınızı dönüp gitmekten başka bir yol çözemezdi. Yine de unutmayın ki, bu cihandan birini hiç sevmeden göçüp gitmek birinin sevgisini deneyimleyip göçmekten daha eksilticidir. Sizin her zaman sevgileri kalbinizde yaşattığınız. Şu anda da bir tanesini yaşattığınızı biliyorum. Umarım o, sizin güneşinizdir. Belki de böyle düşünmemektesiniz. Sevgili Sombra, o sizi hatalarınızla kucakladığında anlayacaksınız. Size karşı kızgınlıklarını yitirmesine müsaade edin. O, sizin hayatınıza pek ani dahil oldu ve sizinle nasıl başa çıkacağını bilemiyor olabilir. Uçup kaçan bir havanız olduğunu inkar edemezsiniz. Ama bunların hiçbiri, günün birinde size tam anlamıyla güvenip yanınızda kalmak isteyebileceğini değiştirmez.


Kırık bir kalbiniz olabilir Sombra. Bu, onun işe yaramaz olduğunu göstermez. Öfkenizden arındınız, sakinleştiniz ve artık nefretin yuvasında yetiştiğiniz onca günün ardından acıya veda edebilirsiniz. Çünkü ikimiz de biliyoruz ki, sizin içinizde yetişebilecek en güzel şey sevgidir...


65 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.