TAC MAHAL

En son güncellendiği tarih: Eyl 13




Tac mahal, büyük aşkın simgesi...

Hindistan'ın Agra şehrinde ünlü bir Hint ozanı Rabindranath Tagore'nın sonsuzluğun yüzünde bir gözyaşı damlası olarak tanımladığı mimari bir şaheserdir. Anıt olmakla kalmayıp aynı zamanda dünyanın 7 harikası arasında da yerini almıştır.Şimdi sizlerle Tac Mahal'in hikayesini paylaşacağım...


Tac Mahal Kim İçin İnşa Edilmiştir?



Şah Cihan'ın üçüncü eşi Mümtaz Mahal tarihte Ercümend Banu Begüm olarak da bilinmektedir. Rivayetlere göre evlenmelerinin ardından Şah Cihan en sevdiği ve büyük aşk beslediği eşi Begüm'e dünyanın kraliçesi anlamına gelen Mümtaz Mahal adını vermiştir. Şah Cihan'ın eşine olan güveni ve sadakati ona devlet işlerinde de yetkiler vermesine neden olmuştur. Mümtaz Mahal devlet işlerindeki başarısıyla da adından çokça söz ettirmiştir. Hamile olmasına rağmen eşini yalnız bırakmamak için onunla sefere çıkan Mümtaz Mahal seferde yaptığı doğum sonucu henüz 40'ına gelemeden hayata gözlerini yummuştur ve bunun ardından güzel bir bahçeye gömülmüştür. Eşinin vefatının ardından derin bir üzüntüye ve acıya düşen Şah Cihan depresyona girerek hayattan kopmuştur. Bazı söylentilere 1 yıl bazılarına göre ise 2 yıl kadar depresyonda kalmış, görevine de devam edememiştir. Kızının çabaları sonucunda hayata yeniden adapte olup görevine dönmüştür. Yasını hafifletmek ve eşi Mümtaz Mahal'e olan aşkının yüzyıllar sonra bile bilinmesini istemesi üzerine bir anıt inşa edilmesini istemiştir.


Mimari Yapısı ve Tamamlanma Süreci



Dünya üzerinde aşk adına dikilmiş en büyük anıt olarak kabul edilmiştir. Büyüleyici güzelliği ve süksesiyle adından sıkça bahsettiren Tac Mahal yılda 3 milyon ziyaretçi ağırlamaktadır. Bir yaygın efsaneye göre ise Taç Mahal'in inşasında kullanılan iskelenin masrafı ve iş gücü kubbeden daha fazla olmuştur.


İnşaatın bitmesine yakın Şah Cihan'a iskelenin sökümünün 5 yıl süreceği bildirilmiştir. Bunun üzerine Şah Cihan'ın verdiği "Herkesin söktüğü tuğla kendisine kalacak." emriyle iskelenin sökümü 1 gece sürmüştür.


Eser tam tamına 1.000 fil kullanılarak, 20 bin işçi ile 22 senede tamamlanmıştır. Mimar Sinan'ın 2 öğrencisininde Tac Mahal'in yapımında görev aldıkları bilinmektedir. Eserin tamamlanma süreci ile ilgili farklı kaynaklarda farklı bilgiler bulunmaktadır. Dikkatli bakıldığında kulelerin dik durmadığını, dışa doğru yattığını fark edeceksiniz. Olası deprem halinde kuleler binaya çarparak zarar vermesin diye mimarlar böyle bir çözüm bulmuşlardır. Beyaz mermer kullanılarak yapılan bina yakut, pırlanta, safir, zümrüt, akit, firüze, sedef ve incilerle süslenerek 1652’de tamamlanmıştır.


Hindular ve Müslümanlar arasında anıtın kimin olduğu tartışması da sıkça gündeme gelmiştir. Hindular Tac Mahal'i Müslümanların Hindistan işgali sonrası cami olarak kullanmış olduklarını ve asıl anıtın sahibinin kendileri olduğunu iddia ediyorlar. Fakat çoğunluk Tac Mahal'in Müslümanların olduğunu kabul etmiştir. Tac Mahal kısa bir süre öncesine kadar Müslümanların ibadeti için açıkmış fakat daha sonra Hindistan'da yasalar sonucu sadece Agra şehrinde yaşayan Müslümanların ibadet edebileceklerine karar verilmiştir. Son dönemde bakımsızlığıyla da sıkça gündemdedir. Umarım kısa zamanda o gösterişti ve ihtişamlı Tac Mahal yok olan ve bakımsız kalan eserler arasında görmeyiz...


Sözümü İngiliz Lordu Edward Lear'ın cümlesiyle sonlandırmak istiyorum;

”Dünyada insanlar ikiye ayrılır: Tac Mahal'i görenler ve görmeyenler”

54 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.