Tek Cennet

Kırık kalplerin dünyasında yaşıyoruz. Gerçekten anlamlandırmayı ve anlaşılmayı bekleyen herkes için cehennem gibi olan bu dünyada mücadele ediyoruz. Beklemek, belirsizliklerin içinde doğmak ve büyümek çoğu zaman yaralı gibi hissettirir. Uzun sürecek olan bir huzuru inşa etmek için çabalarken tökezleriz bazen. Son kez sarıldığımızı bilmeden sarılırız göçüp gidecek olan bedenlere. Ama özlem sonradan nüfuz eder yüreğe. Özlem yakınlaştıkça size, vuslat daha da uzaklaşır birdenbire.


Yüz milyonlarca hikaye, yüz milyonlarca insan yaşıyor aslında bulunduğumuz her yerde. Ölüm, bir şeylerin sonu gibi gözükse de, hayat kendi döngüsünde gidişatı değiştirse de anıların yaşandığı topraklarda kalır o günler hatırlayan son kişi de unutana dek. Anılar, gücümüzün kesildiği en derin yarığı iyileştirebilirken bazen de o yarığı açan olabilir. Anılar, beynimizde sürekli tekrarladığımız o günlerin tanımından fazlası olabilir. Çünkü, her şey yok olur, her şey değişir. Hayat daima müdahale eder gideceğimiz yollara. Tutacağımız eller aniden değişir, dostum diye seslendiklerimiz bambaşka insanlar haline gelir. Ama anılarımızda kendine güvenli bir yuva edinenler o günlerin güzelliğiyle daha da büyür gözümüzde. Yalnız olmadığımızı hatırlarız hissettiğimiz burukluğun içinde. Sevmeyi de sevilmeyi de öğrendiğimizi görürüz her düşünüşümüzde. Belki de çocukluğun masumiyetinin zarafeti içinde kayboluruz büyümekten korktuğumuzda.


Zamanın göreceliliğinin önemini yaşıyorum hayatımda. Şefkatin ve merhametin ne denli bir kıymete sahip olduğunu görüyorum. Çok kızıyoruz, çok ağlıyoruz ve çok bağırıyoruz. Öfkemiz, hayatımızın kontrolünün alıyor ellerimizden. Hırslarımız arasında paralanıyoruz. Ama oysaki bir gün dönüp baktığımızda, neyi değiştirmek istediğimizi düşündüğümüzde, yaratabileceğimiz iyi şeyleri bu negatiflik yüzünden kaybettiğimizi gördüğümüzde bunlardan kurtulmayı düşleyeceğiz. Göz yaşlarımızın sinirle aktığı anları, birinin kalbini kırdığımızda fark etmeden yaşadığımız yersiz onuru iyiye dönüştürmek ve iyiye dönüşmek isteyeceğiz. Bu yüzden değerli anılar. Bizi tecrübelerimize er ya da geç kavuştururlar, bize kendimizi günün birinde buldururlar.


Anlamak... Yedi harf üç hece ama içinde barındırdıkları doğru yolu çizdiriyor herkese. Anladığımızda birinin nasıl hissettiğini, anladığımızda güzel günlerin de bir gün bitebileceğini ve yine anladığımızda kötü olan her şeyin bir anlığına bile olsa son bulacağını... İşte o zaman aydınlanacak gittikçe siyaha çalan içimiz. Kafamızın içindeki dünyalar kendi başlarına ayakta durmakta zorlanırlarken anladıkları zaman başka dünyalarla bir olup büyüyecekler. Hem kendilerini hem de düşünceleri büyütecekler.


Anılar bize hep yol gösterecekler. Var olduğumuz andan itibaren buna başladıklarından farksız, yok oluşumuza kadar bu görevlerini sürdürecekler. Jean Paul Richter'in de dediği gibi: "Anı, kovulamayacağımız tеk cеnnеttir."




39 görüntüleme

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.