YARIN YOKMUŞ GİBİ

Sonsuzluk kavramını düşünürken hiç sonsuz bir karmaşanın içine düştünüz mü? Düşünmekten helak oldunuz mu veyahut? Bir sonun varlığından korkmaktan çok sonsuzluktan korktunuz mu?


Eminim ki herkes düşünmüştür bir zaman diliminde. Sonsuza kadar yaşamayı. Sonsuza kadar sürecek bir yaşantıyı. “Ah bir ölümsüz olsam, neler neler yapardım!” demişsinizdir elbet.


Sonsuzluk kavramı başta ne kadar çekici gelse de aslında inanılmaz bir boşluğun içine sıkıştırıyor insanı. Belirli bir yaşta sabit kalmış biri olmak ve sürekli öyle yaşamak...

O kadar erteleme meraklısıyız ki sonsuz yaşamı bize lütfetseler yaşantımız boyunca yapacağımız bir şey olmazdı eminim. Aynı şu an olduğu gibi. “Sonsuzluk” kavramı yerine “emeklilik” kavramı var.


“Ah bir ölümsüz olsam!” lafı yerine “ah bir emekli olsam!” var. Hayatın tüm güzelliklerini elden ayaktan kesildiğiniz zamana bırakmayı düşünerek erteliyorsunuz, dünyanın bütün güzelliklerini. Sonsuzluk kavramı da böyle olacaktı. Vaktin bol olması durumu, erteleme içgüdüsünü de ortaya çıkarıyor şahsımca.


Önündeki zamanın bolluğu her şeyi ertelemeye ve günü kurtarmaya itiyor insanı. İsteyerek veyahutta istemeyerek.


Hayatın bize sunduğu fırsatları ileride yaparım diyerek ittiğimizin, yarına bile çıkacağımızı bilmediğimiz süre zarfında hep yarını düşündüğümüz içindir belki de bu kadar doya doya yaşayamıyoruz bu hayatı.


Bu bedende, bu hayata bir kere geliyoruz. Eğer yaşlanma durumuna gelirsek, ölümün nefesini boynumda hissettiğimde geriye dönüp “ben bu hayatı yaşadım” diyebilmek istiyorum.


Ertelediğim işleri, edinmek istediğim alışkanlıkları, yapmak istediğim çılgın şeyleri yapmak istiyorum. Yarın yokmuş gibi. Vakit bol değilmiş gibi. Ölüm yakınmış gibi. Şimdi yapmak istiyorum. Yarın değil ileride değil.

Vaktim az bugün, bugün olmaz önümde vakit çok demeden bugün başlamak istiyorum bir yerden.

Eminim böyle daha güzel bir yaşama gireceğim.


Şimdi size soruyorum “yarın öleceğini bilsen bugün ne yapardın?” ertelediğin ya da yapmaktan kaçtığın neyi yapardın yarın öleceğini bilsen?


Bu yazı umarım seni harekete geçirir. Yapmak istediğini yaparsın. Ve dönüp baktığında bana teşekkür edersin. Ya da etmezsin.


Her yaşın ayrı bir tadı, her zamanın farklı duygusu var. Ve ben eminim ki ölümsüz olsaydık şimdiki hazlarımızı bile alamazdık hayattan.


Şimdi dur ve düşün. Sonsuzluğu değil. Ne kadar çekici geldiğini inan ben de biliyorum. Bu hayatta yapacak çok şey olduğunu ve hangisinden başlayacağını bilemediğini de hissediyorum bir miktar. Ama ah bir sonsuz olsaydım deme. Erteleyecektin.


Düşün yakında ölecekmiş gibi.

Düşün yarın yokmuş gibi.

Düşün sonsuzluğa erişememiş gibi.


Ve ertelediğin, yapmaktan çekindiğin ne varsa yap. Bir bir. Çok klişe belki farkındayım ama sevdiklerine sarıl en basiti. Biliyorum her zaman yanında olmaları seni onlardan iten şey. Orda olduklarını bilmek. Görmek. Peki ya bir gün olmasalar? Yapmadığın şeyler için kahrolur muydun? Yapmayı ertelediğin şeylere lanet eder miydin?


O her zaman edinmek istediğin hobiyi edin. Zamanını güzel geçiştirmek için. Resim çiz, yazı yaz, fotoğraf çek, müzik aleti çalmayı öğren, örgü ör ya da. Eminim ki bunlar sana geri dönecek.


Yaşamayı bil. Hayattan zevk al. Çevrendekileri sev. Ölümlü olduğunu ne kadar kaçsan da yarının belkide olmayacağını düşün. Elindeki fırsatı iyi değerlendir. Hayatı doldu dolu yaşa.


Ben ölümün ağırlığını sırtımda hissettiğimde “daha hiçbir şey yaşamadım!” demek istemiyorum. Sen de deme. Şimdiden başla.

Yarın yokmuş gibi.



40 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

©2019 by fikirkolektif. Tüm hakları saklıdır.